DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/01/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 30.04.2014 tarihli Danışmanlık ve Hizmet Alım Sözleşmesi kapsamında düzenledikleri faturaların ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; alacağa dayanak faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, kaldı ki faturaları alan müvekkili şirket çalışanlarını davacı şirketin belirlediğini, fatura düzenlenmesinin hizmet...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1925 Esas KARAR NO: 2024/119 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/12/2019 NUMARASI: 2018/1119 Esas, 2019/1074 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/01/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 30.04.2014 tarihli Danışmanlık ve Hizmet Alım Sözleşmesi kapsamında düzenledikleri faturaların ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; alacağa dayanak faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, kaldı ki faturaları alan müvekkili şirket çalışanlarını davacı şirketin belirlediğini, fatura düzenlenmesinin hizmet verildiği anlamına gelmeyeceğini, hizmetin verildiğinin ispatlanması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede ayrı bir ücret ödenmesi değil, kar ortaklığının esas alındığını, müvekkili şirketin kar elde etmesi halinde belli bir kısmının davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, alacağın dayanağı faturaların düzenlendiği tarihte müvekkilinin kar değil zarar ettiğini, bu nedenle ödeme yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı şirketin defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 59.246,19 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 55.072,18 TL borçlu olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı görünen 3.270 TLlik ödemenin davacı defterlerinde bulunmadığı, bu ödemeye ilişkin makbuzun sunulmaması nedeniyle takip tarihi itibarıyla davalının kayıtlarına göre 55.072,18 TL + 3.270 TL = 58.342,18 TL borç bulunduğu, her ne kadar sözleşmenin danışmanlık ücreti ve ödenmesi başlıklı 5/a maddesi içerik itibarıyla kârın paylaşımına ilişkin ise de, taraflar arasındaki faturaların sözleşmenin bu maddesine atıfla düzenlenmediği, hizmet bedeli ve danışmanlık bedeli şeklinde düzenlenen faturaların davalı yanca kabul edilerek deftere kaydedilmesiyle sözleşme hükmünün ticari ilişki sırasında uyarlandığının anlaşıldığı, faturaların deftere kaydedilmiş olması nedeniyle davacı alacağının davalı tarafından benimsendiği, davalının dosyaya faturalara itiraz edildiğine dair herhangi bir beyan ve delili sunmadığı, TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca faturaya süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacirin fatura münderecatını aynen kabul etmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 56.259,19 TL alacağa yönelik takibe itirazının iptali ile takibin de...