DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 25/01/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili 12/10/2023 tarihli talep dilekçesi ile; Bilirkişi raporunda davacının alacaklı olduğun tespit edildiğini, davalı şirketin inşaat işleri ile uğraşmakta olduğunu, üzerine kayıtlı pek çok taşınmaz bulunduğunu, ancak davalının taşınmazların büyük bir kısmını tasfiye ettiğini, gayrimenkullerin, akrabalarının adına geçirilmekte olduğunu, davayı kazanmaları halinde bile tahsil imkanı kalmayacağını, davalı şirketin mal kaçırdığı yönünde tarafllarınca mevcut olan kuvvetli şüphe nedeniyle davalının mal varlığı üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkili açısından ciddi bir hak kaybının meydana...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/68 Esas KARAR NO: 2024/57 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2023/316 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİHİ: 30/11/2023 (Ara Karar) DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 25/01/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili 12/10/2023 tarihli talep dilekçesi ile; Bilirkişi raporunda davacının alacaklı olduğun tespit edildiğini, davalı şirketin inşaat işleri ile uğraşmakta olduğunu, üzerine kayıtlı pek çok taşınmaz bulunduğunu, ancak davalının taşınmazların büyük bir kısmını tasfiye ettiğini, gayrimenkullerin, akrabalarının adına geçirilmekte olduğunu, davayı kazanmaları halinde bile tahsil imkanı kalmayacağını, davalı şirketin mal kaçırdığı yönünde tarafllarınca mevcut olan kuvvetli şüphe nedeniyle davalının mal varlığı üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkili açısından ciddi bir hak kaybının meydana geleceğini beyanla davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlıkları üzerinde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şayet Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda dava ve taşınmaz değeri göz önüne alınarak uygun bir teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 13/10/2023 tarih ve 2023/316 Esas sayılı ara kararında; "Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nun 389 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir. İlgili kanun maddesine göre ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Mevcut olayımızda iş bu davanın tazminat davası olduğu, tedbir konulması talep edilen hususların dava konusu olmadığı, HMK 389.madde uyarınca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinden talebin reddine karar vermek gerekmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. Maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ...