Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, zarar ile müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağı kurulamadığını, kazı alanlarında gerekli tedbirlerin alındığını, hasarın meydana geldiği yerlerde alt yapı kablosu olduğuna dair işaret ve levhalar olmadığından davacının da kusurunun bulunduğunu, kabloların usulüne uygun olarak ve uygun derinliğe konulduğuna ilişkin belirleme olmadığını, davacının alt yapısının usulüne uygun olmadığını, müvekkilince yapılan kazı çalışmasının ise usulüne ve tekniğe uygun olduğunu, ileri...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2082 - 2024/222 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2082 Esas KARAR NO : 2024/222 KARAR TARİHİ : 31/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2022 NUMARASI : 2021/179 Esas, 2022/515 Karar
DAVACI VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, zarar ile müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağı kurulamadığını, kazı alanlarında gerekli tedbirlerin alındığını, hasarın meydana geldiği yerlerde alt yapı kablosu olduğuna dair işaret ve levhalar olmadığından davacının da kusurunun bulunduğunu, kabloların usulüne uygun olarak ve uygun derinliğe konulduğuna ilişkin belirleme olmadığını, davacının alt yapısının usulüne uygun olmadığını, müvekkilince yapılan kazı çalışmasının ise usulüne ve tekniğe uygun olduğunu, ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davalı kurum tarafından yapılan kazı çalışmalarında davacının alt yapısına zarar verdiğinin anlaşılmasına, zarar miktarının alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, davacının alt yapısının usulüne uygun olmadığının ispatlanamamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMKnın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davalı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 1.051,97TL istinaf karar ve ilam harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 263TL'nin mahsubu ile bakiye 788,97TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf kanun yo...