Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız takip ve haciz nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, mahkeme kararının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin kaldırma kararı öncesinde vermiş olduğu ilk kararı yerinde olmasına rağmen istinaf sonrasında hatalı olarak davanın kabulüne karar verdiğini, taraflarına kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, sigorta rücu alacağının tazmini amacıyla davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz dilekçesi muhabere yolu ile sunulduğundan itirazın UYAP sistemine yüklenmesinin zaman aldığını, dosyada itirazın bulunup bulunmadığı ve talep gereği işlem...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2592 - 2024/725 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2592 Esas KARAR NO : 2024/725 KARAR TARİHİ : 20/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2022 NUMARASI : 2021/662 Esas, 2022/490 Karar
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız takip ve haciz nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, mahkeme kararının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin kaldırma kararı öncesinde vermiş olduğu ilk kararı yerinde olmasına rağmen istinaf sonrasında hatalı olarak davanın kabulüne karar verdiğini, taraflarına kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, sigorta rücu alacağının tazmini amacıyla davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz dilekçesi muhabere yolu ile sunulduğundan itirazın UYAP sistemine yüklenmesinin zaman aldığını, dosyada itirazın bulunup bulunmadığı ve talep gereği işlem yapılıp yapılmaması gerektiği hususunu araştırmanın İcra Müdürlüğü'nün görev alanı içerisinde olduğunu, zarar doğması halinde safi talepte bulunan alacaklıya kusur izafe edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın ticari itibarının sarsıldığı ve zarara uğradığı bir ihtimalde dahi bu hususun icra müdürlüğünün talep gereğini yerine getirmeyerek sürüncemede bırakmasından kaynaklandığını ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirket aleyhine 06/06/2017 tarihinde İstanbul 33. İcra Dairesinin 2017/20373 Esas sayılı dosyası üzerinden toplam 1.312,21TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı şirket tarafından süresinde borca itiraz edildiği ve icra müdürlüğünce de 07/07/2017 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durmasına karar verildiği, ancak akabinde takip işlemlerine devam edilerek davacı şirkete ait beş adet araca 04/08/2017 tarihinde haciz konulduğu, ... Bankasından gelen yazı cevabına göre banka tarafından yapılan genel kredi sorgulamasında tutarı belli olmayan haciz blokesi görüntülendiğinden davacı şirketin kredi talebinin haciz kaldırımı yapılana kadar olumlu karşılanmadığının bildirildiği, sehven konulan hacizlerin talep üzerine sonradan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniye...