Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/03/2018 tarihinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün seyir halinde iken kapı kısmını kapatmamasından dolayı yolcu konumunda bulunan davacının düşmesi neticesinde trafik kazası meydan geldiğini ve davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000 TL sürekli iş göremezlik, 1.000 TL geçici iş göremezlik, 500 TL bakıcı gideri, 500 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 8.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; Uyuşmazlık Hakem Heyeti...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2023/1747 KARAR NO: 2024/191 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19/06/2023 NUMARASI: 2023/39 (E) - 2023/469 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 08/02/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/03/2018 tarihinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün seyir halinde iken kapı kısmını kapatmamasından dolayı yolcu konumunda bulunan davacının düşmesi neticesinde trafik kazası meydan geldiğini ve davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000 TL sürekli iş göremezlik, 1.000 TL geçici iş göremezlik, 500 TL bakıcı gideri, 500 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 8.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle HMK'nin 114/1-i ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili; trafik kazasının varlığı ispatlanamadığından Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından davanın reddine karar verildiğini, trafik kazasının ispatı için Tahkim Komisyonunun sınırlarını aşacak şekilde tanık, keşif, bilirkişi ve sair delillerin toplanması gerektiğinden Tahkim Komisyonunun kararının aslında bir nevi el çekme mahiyetinde olduğunu, dolayısıyla kazaya ilişkin hukuk mahkemeleri tarafından inceleme yapılmasına engel teşkil edecek nitelikte bir karar olmadığını, kesin hüküm sayılmaması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nin 114. maddesinin (i) bendinde aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.Kesin hüküm nedeniyle davanın reddi için, iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12.maddesinde "Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir.Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirasının...