Zonguldak kömür madenlerinde çalışan amelenin iş sırasında kazaya uğraması sebebi ile şirket aleyhine açılan ödence davaları ticari muamelelerden ileri gelmeyip yasanın tanıdığı hakka dayanmaktadır. bu sebeple bu davalara ait hükümlerin yargıtay'da incelenmesi üçüncü hukuk dairesinin görevindedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.17 K.1932/9 T.26.10.1932 YARGITAY ÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİNİN GÖREVİ ZONGULDAK KÖMÜR MADENLERİNDE ÇALIŞAN AMELENİN İŞ SIRASINDA KAZAYA UĞRAMASI SEBEBİ İLE ŞİRKET ALEYHİNE AÇILAN ÖDENCE DAVALARI TİCARİ MUAMELELERDEN İLERİ GELMEYİP YASANIN TANIDIĞI HAKKA DAYANMAKTADIR. BU SEBEPLE BU DAVALARA AİT HÜKÜMLERİN YARGITAY'DA İNCELENMESİ ÜÇÜNCÜ HUKUK DAİRESİNİN GÖREVİNDEDİR. Zonguldak kömür madenlerinde çalışan amelenin esnayi sayü amelde kazazede olarak vukuu vefatı üzerine veresesi tarafından şirket aleyhine ikame edilen tazminat davalarından dolayı verilen hükümlerin Temyizen tetkikinde Üçüncü Hukuk Dairesinin 9.2.931 tarih ve 1828/1445 numaralı karariyle Ticaret Dairesinin 21.5.931 tarih ve 1013/1249 numaralı kararı arasında hasıl olan selbi vazife ihtilafının merci tayini suretiyle halli Ticaret Dairesi Yüksek Reisliğinin 28.5.931 tarih ve 45 numaralı müzekkeresiyle talep ve bu babtaki dosya ilam suretleriyle beraber Birinci Riyaset Dairesine tevdi olunmuştur. Bu babtaki ilamat suretleri telhis ve nüshaları çoğaltılarak 26.10.932 tarihinde içtima edilmek üzere Heyeti Umumiyeye tevzi olundu. Yevmi mezkûrda içtimaa kırk iki zatın iştirak ettiği görüldükten ve müzakere nisabı tahakkuk ettikten sonra noktai nazarını müdafaa ve teşrih için söz alan Üçüncü Hukuk Reisi Sait Beyefendi: Ereğli Havzai Fahmiyesi Maden Amelesinin Hukukuna Müteallik Kanunun yedinci maddesi mucibince velevki kendi hatası da olsa ikame olunan davalar sulh mahkemesinde bakılır. Bu hükümlerin temyizen tetkiki taallük ettiği iş itibariyle ve bir tarafın şirket olması hasebiyle Ticaret Dairesine aittir, diyoruz. Ticaret Dairesinin noktai nazarını izah için söz alan İkinci Hukuk Reisi Halil İbrahim Beyefendi: Zonguldak madenlerinde çalışan amelenin vaziyetlerinde ticari bir maksat olup olmamak hususu cayi teemmüldür. Bunu kanuni bir şekilde halledebilmek için bittabi Ticaret Kanunu hükümlerini nazara almak mecburiyeti vardır. Malümu alileri olduğu üzere Ticaret Kanunumuz muamelatı ticariyeyi mahiyetleri itibariyle iki kısma tefrik ediyor: 1 - Akidin niyetine göre bazen ticari ve bazen gayri ticari olan muameleler. 2 - Akidin niyeti nazarı dikkate alınmadan bizatihi ve daima ticari addedilen muamelelerdir. İki kısma tefrik edilen bu muamelelerin nelerden ibaret olduğu Ticaret Kanununun üçüncü faslında ve on birinci maddede tadat ve tasrih edilmiştir. Bu maddelerden on dokuzuncu madde aynen şudur: (Bir sahibi arzın veya çiftçinin mahsulatını ve bir maden sahibinin çıkarılmış cevherleri bey etmeleri umuru adiyendir). Madenden çıkarılan cevherleri satmak umuru adiyeden olunca bu cevherleri çıkarmak ta bittabi umuru adiyeden olur. Mevzuubahis hadisede maden sahibi aleyhine amelenin veresesi tarafından tazminat davası ikame olunuyor, bu davanın mercii rüyeti neresidir? Hukuk mahkemesimi, ticaret mahkemesimi? Ticaret Kanununun birinci maddesinde (kavanini ticariye ahkamı mevaddı ticariye hakkında caridir) deniliyor. Ticaret mahkemesinde görülmek için had...