Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 30.000 TL manevi tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinden tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine, 15.000 TL manevi tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinden tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine, davacılar ... ve ... tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı açılan davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran İstanbul Büyükşehir Belediyesi vekili dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın araç sürücüsünün kişisel kusurundan kaynaklandığını, müvekkili idarenin kazada herhangi bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığını, hükme esas alınan 10/9/2016 tarihli...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2023/2444 KARAR NO: 2024/259 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/4/2023 NUMARASI: 2022/836 (E) - 2023/327 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİH: 20/2/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 30.000 TL manevi tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinden tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine, 15.000 TL manevi tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinden tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine, davacılar ... ve ... tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı açılan davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran İstanbul Büyükşehir Belediyesi vekili dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın araç sürücüsünün kişisel kusurundan kaynaklandığını, müvekkili idarenin kazada herhangi bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığını, hükme esas alınan 10/9/2016 tarihli bilirkişi raporunun müvekkili idareye tebliğ edilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığını, kaldı ki idareye kusur yüklenmesinin de hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, kaza mahallinde yapılan incelemede sinyalizasyon sisteminde herhangi bir arıza olmadığının kanıtlandığını, 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadi Birleştirme Kararında "...mücerret müterafik kusur veya birlikte sebebiyet verme durumu manevi tazminat verilmesine engel değildir. Ancak müterafik kusur veya birlikte sebebiyet verme nispeti manevi tazminat hükmedilmesini haksız ve yersiz kılacak derecede ağır ve büyük olursa manevi tazminata hükmedilmeyebilir..." denilerek ölenin kusuru, zarar verenin kusurundan önemli ölçüde ağırsa, ölenin yakınlarına manevi giderim verilmeyeceğinin hüküm altına alındığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davacılar ... ve ... vekili tarafından, davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesine karşı açılan İstanbul 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1248 (E) sırasına kayıtlı trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasının, anılan mahkemenin 27/12/2016 gün ve 2016/1248 (E) - 2016/1116 (K) sayılı kararıyla, davacılar ... ve ... vekili tarafından, davalılar ..., ..., ... Sigorta AŞ ve Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat, davalılar ..., ... ve Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemiyle açılan İstanbul 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/17 (E) sayılı davasında birleştirilmesine karar verildiği; İstanbul 2'nci Asliye Tic...