Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, faaliyet konusu kapsamında davalı şirketle ticari ilişkide bulunduğunu ve borçlarını bugüne kadar düzenli olarak ödediğini, müvekkilinin davalı şirketten 3.164,15 TL alacağı olduğu halde karşı tarafça müvekkili şirketin 236.588,52 TL borçlu olduğunun bildirildiğini, bahse konu 236.588,52 TL tutarındaki malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, müvekkili şirketin malların teslim edileceği düşüncesiyle, davalı şirket tarafından gönderilen faturalara itiraz etmeyerek defterlerine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/530 KARAR NO: 2024/255 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2020 NUMARASI: 2019/961 E. - 2020/877 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, faaliyet konusu kapsamında davalı şirketle ticari ilişkide bulunduğunu ve borçlarını bugüne kadar düzenli olarak ödediğini, müvekkilinin davalı şirketten 3.164,15 TL alacağı olduğu halde karşı tarafça müvekkili şirketin 236.588,52 TL borçlu olduğunun bildirildiğini, bahse konu 236.588,52 TL tutarındaki malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, müvekkili şirketin malların teslim edileceği düşüncesiyle, davalı şirket tarafından gönderilen faturalara itiraz etmeyerek defterlerine işlediğini, ancak malların teslim edilmemesi üzerine emtiaların bedellerini ödemiş gibi gösterip cari hesaptan düşmek zorunda kaldığını ileri sürerek, davalı tarafça başlatılacak olan icra takibinin teminatsız bir şekilde, bu mümkün olmazsa bir teminat karşılığında dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına, neticeye göre iptaline, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takip başlatılması halinde davalı aleyhine alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin, gıda ve temizlik ürünleri sektöründe satış, dağıtım ve pazarlama faaliyetleriyle iştigal etmekte olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki başladığını, davacı tarafça hangi fatura konusu malın kendilerine teslim edilmediğinin net olarak ifade edilmediğini, yine davacı tarafça uyuşmazlık konusu malların teslim edilmediğine ilişkin sevk irsaliyeleri denilmiş olmasına rağmen hangi irsaliyelerin kastedildiğinin belirtilmediğini, davacının, malların kendilerine teslim edileceği düşüncesiyle faturalara itiraz etmeyerek kendi ticari defterlerine işlediğini beyan ve kabul ettiğini, TTK'nın 18/2. maddesi kapsamında tacir vasfında olan davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığının açık olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi halinde faturaların kayıtlara alınmak suretiyle KDVlerinin indirim konusu yapılması sebebiyle bu tutar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekiğini, davacı şirket yetkilisinin de şüpheli sıfatıyla ve diğer şüphelilerle birlikte suça iştiraki isnadıyla ... isimli satış yetkilisinin müvekkili şirketin emniyetini suiistimal etmesinden dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak, davanın reddi ile davacı tarafın kötüniyetli olması sebebiyle tazmin...