DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş'nin genel kredi sözleşmesine dayanarak borçlu ... Tic. Ltd. Şti. ve kefiller aleyhine İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, borçlu şirketin müvekkilinin eşi ve kefil olan ... tarafından yönetildiğini, müvekkilinin şirketin ortağı olduğunu, tüm ticari faaliyetlerin şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili olan ... tarafından yürütüldüğünü, şirketin bankadan kullandığı krediler için...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/263 KARAR NO: 2024/309 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/10/2020 NUMARASI: 2016/363 E. - 2020/447 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş'nin genel kredi sözleşmesine dayanarak borçlu ... Tic. Ltd. Şti. ve kefiller aleyhine İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, borçlu şirketin müvekkilinin eşi ve kefil olan ... tarafından yönetildiğini, müvekkilinin şirketin ortağı olduğunu, tüm ticari faaliyetlerin şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili olan ... tarafından yürütüldüğünü, şirketin bankadan kullandığı krediler için müvekkiline atfen atılan imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, sözleşmenin kefil olarak imzalanmadığını ve sözleşmede kefilin el yazısı ile yazması gereken kısımların da müvekkilince yazılmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu, şirketin kredi ihtiyacı bulunduğu belirtilerek yönetici ortakça bankaya başvurulduğunu, müvekkilinin ortak olması nedeniyle kefil olarak imza atmasının istendiğini, ancak şirketin ekonomik yapısı nedeniyle kredi çekilmemesi gerektiğini bildirerek sözleşmeye imza atmadığını ileri sürerek, müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; dava dışı ... A.Ş. ile ...Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 07.03.2012 ve 17.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinde davacının kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkilince banka alacağının temlik alındığını, imzanın davalıya ait olup olmadığının grafolojik metotlarla incelenmesi gerektiğini ve takibin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu .... Tic. Ltd. arasında 17/07/2012 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 12/03/2010 tarihli 115.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri ile 07/03/2012 tarihli limit artırım sözleşmesinin imzalandığı, davacının söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacının kredi sözleşmelerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını beyan ederek borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, alınan ATK raporu ile 07/07/2012 ve 07/03/2012 tarihli sözleşmelerde davacı tarafından doldurulan kısımlarda bulunan yazıların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, 12/03/2010 tarihli 115...