DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit - Alacak (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki asıl ve karşı davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava ve ıslah talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin akaryakıt sektörüne 2010 yılında girdiğini davalı ile aralarında akaryakıt bayilik sözleşmesiyle dikey ilişki kurulduğunu ve bu ilişkinin 2016 yılı aralık ayına kadar devam ettiğini, müvekkilinin 2014 yılında üçüncü bir akaryakıt istasyonu daha satın aldığını, bu nedenle davalı ile ikinci kez dikey ilişki kurulduğunu ,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1070 KARAR NO: 2024/1040 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2020 NUMARASI: 2017/233 E. - 2020/578 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit - Alacak (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki asıl ve karşı davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava ve ıslah talebinin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin akaryakıt sektörüne 2010 yılında girdiğini davalı ile aralarında akaryakıt bayilik sözleşmesiyle dikey ilişki kurulduğunu ve bu ilişkinin 2016 yılı aralık ayına kadar devam ettiğini, müvekkilinin 2014 yılında üçüncü bir akaryakıt istasyonu daha satın aldığını, bu nedenle davalı ile ikinci kez dikey ilişki kurulduğunu , buradaki risklerin önüne geçebilmek icin 100.000,00 TL değerinde iki adet banka teminat mektubu teslim ettiğini, müvekkilinin akaryakıt bedellerini hiç problemsiz ödediği halde, akaryakıt pazarındaki payın 2,4 iken Havza pazarına kendi payınıda ekleyerek bu payı % 140'lara çıkardığı halde miktarını yine 5.000 metre küpe çıkarttığı halde müşterilerin araçlarında arıza oluştuğunda itibarının sarsılmasına engel olmak için davalı tarafından araçların tamir bedellerinin ödendiği halde davalının davacıya ait olan satış alanına ikinci ve üçüncü bayilikleri verdiğini, buradaki ticari şartları müvekkiline tanımadığı için müvekkilinin müşterilerinin müvekkilinin bayilerini terkettiğini, bundan dolayı müvekkilinin ticari faaliyetlerini devam ettiremediğinden haklı nedenle sözleşmeyi feshetme zorunda kaldığını, davalı firmanın son aldığı akaryakıt bedeli için müvekkili aleyhine icra takibi açma ve teminat mektuplarını ayrıca tazmin etme ihtamelinin yüksek olduğunu, müvekkilinden satış bedellerinden tahsil etmesine rağmen müvekkilini bu yönde tehdit ettiğini, bu nedenle aleyhlerine icra takibi başlatılmadan evvel bu davanın açılmasında zaruret bulunduğunu, bayilik sözleşmesinin Havza ilçesinde bulunan bu iki istasyonda ifa edildiğini, bu nedenle HMK 10. madde gereğince mahkemenin de yetkili olabileceğini, doğacağı mutlak olan zararın önlenmesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunulması gerektiğini iddia ederek, öncelikle İİK 72. madde gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve müvekkilinin davalıya faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacıya iki ayrı istasyon için iki ayrı bayilik sözleşmesi ile bayilik hakkı tanındığını, vekil eden şirketin, davacı tarafça verilmiş olan teminat mektuplar...