Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2021 tarih ve 2020/357 Esas - 2021/369 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin "...", "..." ve "..." ibareli tanınmış markalarının olduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/94108 sayılı "...-..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruda da yer verilen "..." harfinin adeta...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/182 - 2024/535 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/182 KARAR NO : 2024/535 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2021 NUMARASI : 2020/357 E. - 2021/369 K.
DAVACI VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2021 tarih ve 2020/357 Esas - 2021/369 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin "...", "..." ve "..." ibareli tanınmış markalarının olduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/94108 sayılı "...-..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuruda da yer verilen "..." harfinin adeta müvekkilli ile özdeşleştiğini, bir ürün üzerinde bu harf görüldüğünde orta bilinç düzeyindeki tüketicilerin aklına müvekkili ürünlerinin geldiğini, sonsuz seçenek var iken davalının, müvekkilinin tanınmış markasının logosunun yanına "..." ibaresini ekleyerek oluşturduğu "...-..." markasının, müvekkili markalarının tanınmışlığından yararlanma kastı taşıdığını, başvuruda yer verilen "..." sözcüğünün, yürüyüş, yürümek, gezinmek, rahvan gitmek anlamlarına geldiğini ve ayakkabı sektöründe tasviri nitelikte olduğunu, davalı başvurusunun, müvekkilinin "..." ibareli markalarının serisiymiş gibi algılanacağını, "...-..." ve "...-..." ibareli marka başvurularına yaptıkları itirazların reddi üzerine açılan davalarda, mahkemelerce anılan markaların hükümsüzlüğüne karar verildiğini, başvurunun 25. sınıf için yapıldığını, müvekkili markalarının bu malları kapsadığını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDKin 2020-M-8481 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacı markaları ile müvekkili başvurusu arasında görsel ve anlamsal olarak hiçbir benzerlik bulunmadığını, "..." harfinin davacıya ait olmadığını, "..." harfine eklenen kelime ve şekillerle oluşturulan davacı markalarının, bütünü itibariyle yarattıkları izlenimlerin, müvekkili markasından çok farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEM...