MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23/6/2020 NUMARASI: 2016/416 (E) - 2020/370 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 19/3/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/10/2006 tarihinde, davalı ... şirketinin sigortacısı olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün, ...plakalı araca çarpması sonucu ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000 TL sürekli sakatlık tazminatının olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği tarih olan 10/10/2006 tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Ceza Kanununa göre 8...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/835 KARAR NO: 2024/435 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23/6/2020 NUMARASI: 2016/416 (E) - 2020/370 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 19/3/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/10/2006 tarihinde, davalı ... şirketinin sigortacısı olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün, ...plakalı araca çarpması sonucu ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000 TL sürekli sakatlık tazminatının olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği tarih olan 10/10/2006 tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Ceza Kanununa göre 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, huzurdaki davanın 10/10/2014 tarihinde açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, davaya konu trafik kazasının bir haksız fiil olup Borçlar Kanunu gereği 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, meydana gelen 10/10/2006 tarihinde trafik kazasının haksız eylem niteliğinde olduğundan davanın 07/04/2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davaya konu trafik kazası 10/10/2006 tarihinde gerçekleştiği, davacının yaralanması nedeniyle ceza dava zamanaşımı süresi 5237 Sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıldır. İşbu dava ise 28/01/2015 tarihinde, bir başka deyişle 8 yıllık ceza dava zamanaşımı dolduktan sonra açılmıştır. Davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davacı vekili zaman aşımı nedeniyle reddedilen karara ilişin istinaf itirazında bulunmuş ise de; 10 yıllık tavan zamanaşımı süresi, failin fiilen zararın öğrenilmesi vs. durumun bulunduğu hallerde uygulanabilen süredir. Gelişen durumun varlığı halinde açılacak tazminat davalarının bu 10 yıllık tavan zamanaşımı içinde açılması gerekmektedir. Ancak gelişen durumun varlığının bulunmadığı hallerde uygulanacak zamanaşımı süresi ise, 10 yıllık tavan zamanaşımı süresi değil, 8 yıllık ceza dava zamanaşımı süresidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ile Dairemizin yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ...