Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2023/2202 · K. 2024/461
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2023/2202 K. 2024/461

E. 2023/2202K. 2024/46121 Mart 2024
tazminatmanevi tazminatmaddi tazminatbilirkişi raporukazanılmış hakmaddi zararkanuni temsilcikatılma alacağıkesinleşmiş yargı kararımakul süretazminat davasıyasal sürealacağın tahsilizarar tazminialacağın temlikiamme alacağıanonim şirketistinaf yoluistinaf başvurusunun kabulü
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tasfiye memurlarının sorumluluğuna dayalı açılan tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraflar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...nin 1995 yılında kurulmuş ... A.Ş. kurumunda ... hesap adına 20.092,00 (148.443,714 TL) Amerikan doları ve ... hesap adına 4.793,36 (43.109,0832 TL) Euro yatırdığını, ancak ... A.Ş 2001 yılında kapatıldığında yaklaşık 200 bin müşteri ile birlikte Müvekkilinin mevduatının da kurumun hesabında kaldığını ve 19 yıldır da söz konusu mevduatın halen dahi Müvekkiline ödenmediğini, BDDK'nın resmi yazısı gereği iş bu kurumun "Türk Ticaret...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2202 KARAR NO: 2024/461 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 01.06.2023 NUMARASI: 2021/43 Esas - 2023/491 Karar DAVA: Tazminat Taraflar arasındaki tasfiye memurlarının sorumluluğuna dayalı açılan tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraflar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...nin 1995 yılında kurulmuş ... A.Ş. kurumunda ... hesap adına 20.092,00 (148.443,714 TL) Amerikan doları ve ... hesap adına 4.793,36 (43.109,0832 TL) Euro yatırdığını, ancak ... A.Ş 2001 yılında kapatıldığında yaklaşık 200 bin müşteri ile birlikte Müvekkilinin mevduatının da kurumun hesabında kaldığını ve 19 yıldır da söz konusu mevduatın halen dahi Müvekkiline ödenmediğini, BDDK'nın resmi yazısı gereği iş bu kurumun "Türk Ticaret Kanununun 434 ve devamı maddeleri gereğince ve Anonim Şirketler hakkında uygulanan genel hükümlere göre" tasfiye edilmekte olduğunu, Tasfiye Halinde ... A.Ş.nin tasfiyesi Türk Ticaret Kanununun 536 ve devamı maddelerine göre yürütülmekte olup; denetiminin de T.C. Ticaret Bakanlığı kanalıyla yapılmakta olduğunu, söz konusu tasfiye sürecinin tam 19 yıldır aynı Tasfiye Kurulu üyelerince kasten ve bilinçli bir şekilde sonlandırılmamakta ve tasfiye sürecinin sonlanacağı tarihe ilişkin kanuni bir üst sınırlama olmadığı gibi gerçek, resmi veya gayri resmi bir açıklamanın da yapılmamakta olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 553. Maddesi uyarınca iş bu davanın Tasfiye Kurulu Üyelerine karşı açılmasının bir zorunluluk arz etmekte olduğunu, 23 Şubat 2001 tarih ve 5246 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde, şirketin tasfiye kurulunun, eski yönetim kurulu üyeleri olan ..., ..., ... müteşekkil olduğunun ilan edildiği, uzun yıllar yukarıda ismi zikredilen tasfiye memurları ile tasfiye sürecini yönettiklerini, iş bu kurumun faaliyet izninin BDDK tarafından kaldırılmasının sebebi olan yönetim ve denetimini elinde bulunduran ortaklarının Kurum kaynaklarını Kurumun emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak kendi lehlerine kullanmaları konusu olduğunu, Ticaret Sicili Gazetesindeki 28.01.2001 ilanda Yönetimde yer alan yukarıda isimleri zikredilen Yönetim Kurulu Üyelerinin tamamının haklarındaki olumsuz BDDK Kararına rağmen Tasfiye sürecini yönetmek için tasfiye memuru olarak göreve başladıklarını, bu durumun tasfiyenin bitmek bilmez sürecinin zaten olumsuz başlangıcı olduğunu ve mudilerin zararlarının bu ve bunu gibi tasfiye kurulu kararları gün geçtikçe artmış olduğunu, bu kişilerin nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı aynı zamanda bir ceza davası ile de karşı karş...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 50

II. Zararın ve kusurun ispatı

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 542

3. Diğer tasfiye işleri

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 553

sorumluluğu

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2024/978 · K. 2024/2015

27 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2025/1258 · K. 2025/1741

6 Kasım 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2022/274 · K. 2025/1508

26 Eylül 2025

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2021/664 · K. 2024/916

30 Mayıs 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2021/915 · K. 2024/708

2 Mayıs 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2024/1804 · K. 2025/148

4 Şubat 2025