DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Tacir olan , otomobil aksesuar ve yedek parça sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin ve davalının iş yerlerinin yan yana bulunduğunu, davalının sistematik olarak müvekkilinin dükkanının önüne gelen müşterileri kendi dükkanına çekmeye çalışarak ürün satmaya çalıştığını, davalının, kendi dükkanındaki ürünlerin iyi, müvekkilinin dükkanındaki ürünlerin ise kötü olduğunu ve müvekkilinden daha uyguna ürün sattığını iddia ederek müşterileri...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/233 KARAR NO: 2024/553 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18.12.2023 tarihli ara karar NUMARASI: 2023/784 Esas DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Tacir olan , otomobil aksesuar ve yedek parça sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin ve davalının iş yerlerinin yan yana bulunduğunu, davalının sistematik olarak müvekkilinin dükkanının önüne gelen müşterileri kendi dükkanına çekmeye çalışarak ürün satmaya çalıştığını, davalının, kendi dükkanındaki ürünlerin iyi, müvekkilinin dükkanındaki ürünlerin ise kötü olduğunu ve müvekkilinden daha uyguna ürün sattığını iddia ederek müşterileri aldattığını, müşterilerin yine kendisinden alışveriş yapmaları halinde iskonto uygulayacağını söylediğini ve bir daha müvekkilinin dükkanına gitmemeleri konusunda müşterilerin üzerinde psikolojik ve maddi olarak şiddet uyguladığını, müvekkilinin defalarca uyarmasına rağmen davranışlarından vazgeçmediğini, bu durumun davalı ile müvekkili arasında zaman zaman cezai işlem gerektiren boyutlara ulaştığını, müvekkilinin ticari hayatını ve komşuluk ilişkilerini artık çekilemez hale getirdiğini, davalı ile müvekkili arasında çok sayıda ceza davası bulunduğunu, dosyalarda müvekkilinin beraat aldığını, müvekkilinin urğadığı maddi zararın yanında manevi olarak yıprandığını, darp edildiğini ve kişilik haklarının zedelendiğini, özellikle çevredeki işyerlerinin sahipleri olan arkadaşları tarafından alay konusu haline geldiğini, ticari itibarı ve şahsiyetinin de zedelendiğini, müvekkilinin tam teşekküllü bir hastaneye sevki sağlanarak alınacak hastane ve ilaç raporlarının incelenmesi ve çevre iş yerleri sahiplerinin mahkemece tanık olarak dinlenmesi halinde müvekkilinin yaşadığı elem, keder ve üzüntünün bir nebze de olsa giderilmesi ve kişilik haklarına yapılan düzenli saldırıların bir nebze de olsa hafifletilmesi adına müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, davanın kabulüne karar verilmesini, haksız rekabetin tespitini, rekabetin men'i ve ref'ini haksız rekabet oluşturan ürünlerin imhasını, haksız rekabetten dolayı müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesi adına HMK md. 109 uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı olmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, müvekkilinin uğradığı psikolojik ve maddi şiddet nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline...