Taraflar arasındaki TTK'nın 531. maddesi uyarınca davalı şirketin feshi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %16 oranında hissedarı olduğunu, davalının faaliyetlerini ABD menşeli ve global marka olarak pek çok ülkede faaliyet gösteren "..." markası altında sürdürdüğünü, müvekkilinin 31/01/2012 tarihinde "..." markasının lisans hakkını aldığını, 17/05/2012 tarihinde Türkiye'de ticaret siciline kaydolarak faaliyetine başladığını, davalının lisans sözleşmesinde açıkça yasaklandığı halde "..." markasını lisans verenin bilgisi ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/326 KARAR NO: 2024/587 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18.01.2024 tarihli ara karar. NUMARASI: 2023/802 Esas DAVA: Haklı Nedenle Şirket Feshi Taraflar arasındaki TTK'nın 531. maddesi uyarınca davalı şirketin feshi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %16 oranında hissedarı olduğunu, davalının faaliyetlerini ABD menşeli ve global marka olarak pek çok ülkede faaliyet gösteren "..." markası altında sürdürdüğünü, müvekkilinin 31/01/2012 tarihinde "..." markasının lisans hakkını aldığını, 17/05/2012 tarihinde Türkiye'de ticaret siciline kaydolarak faaliyetine başladığını, davalının lisans sözleşmesinde açıkça yasaklandığı halde "..." markasını lisans verenin bilgisi ve onayı olmaksızın 2020 yılında kendi adına tescil ettirdiğinden, lisans veren 2023 Kasım ayı tarihli ihtarname ile lisans sözleşmesini feshettiğini ve farklı bir şirkete lisans verdiğini, bu nedenle davalı şirketin esas sözleşmesindeki amaçlarını gerçekleştirmesini imkansız hale geldiğini, tescili öğrenen marka sahibi şirketin davalı şirkete gönderdiği 08/11/2023 tarihli ihtarname ile lisans sözleşmesini derhal feshettiğini, lisans veren şirketin davalıdan geri almış olduğu lisans hakkını daha sonra farklı bir şirkete verdiğini, davalının lisans hakkını geri alma imkanının tamamen ortadan kalktığını, davalı şirketin lisans iptalinden sonra "..." markasını kullanmaya devam etmesinin marka tecavüzü suçunu oluşturduğunu, dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından davalı şirketin defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2020-2023 yıllarına ilişkin 4 farklı denetim raporu düzenlendiğini, raporların tamamında davalı şirketin, yönetim kurulu başkanı ... tarafından zarara uğratıldığının tespit edildiğini, genel kurul tarafından bu zararları giderici nitelikteki yasal başvuruların yapılması önerisinin kabul edilmediğini, 02/11/2023 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu başkanı ... şirketin durumunu gördükten sonra 1 ay geçmeden görevinden istifa ettiğini, bu nedenlerle şirketin mal varlığının korunması amacıyla dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar şirket hesaplarına tedbir konulmasını, şirket yönetim kurulunun şirketi borçlandırıcı işlem yapmasının yasaklanmasını, şirket mal varlığının tespit edilerek bunların devrinin önlenmesini, davalı şirkete yönetim veya temsil kayyımı atanmasını, kabul edilmemesi durumunda denetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini arz ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk...