Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.08.2020 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracı ile ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazada ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında reel değer kaybı oluştuğu ve talep etme zorunluluğu hasıl olduğu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, herhangi bir dönüş olmadığı, arabuluculuk dosyasının anlaşamama ile sonuçlandığını, meydana gelen reel değer kaybı bakımından uğradığı zarar miktarının tam olarak belirlenemediğini, alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle yapılacak tespit sonucunda artırılmak üzere değer kaybının tazminini talep ettikleri, müvekkilinin kendisinden değer kaybı tazminatını belirlemesinin beklenemeyeceğini, bilirkişi incelemesi sonucu tam...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/744 Esas KARAR NO :2024/300
DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:04/11/2022 KARAR TARİHİ:24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.08.2020 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracı ile ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazada ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında reel değer kaybı oluştuğu ve talep etme zorunluluğu hasıl olduğu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, herhangi bir dönüş olmadığı, arabuluculuk dosyasının anlaşamama ile sonuçlandığını, meydana gelen reel değer kaybı bakımından uğradığı zarar miktarının tam olarak belirlenemediğini, alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle yapılacak tespit sonucunda artırılmak üzere değer kaybının tazminini talep ettikleri, müvekkilinin kendisinden değer kaybı tazminatını belirlemesinin beklenemeyeceğini, bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli kararı uyarınca reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, tazminatın davalıdan tahsili amacıyla davanın açıldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla meydana gelen 100,00 TL reel değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BEDEL ARTIRIM: Davacı vekili 21/08/2023 tarihli dilekçesi ile; 100,00 TL değer kaybı bedeli talepli olarak açılan davayı ıslah ederek toplam 9.000,00 TL 'nin davalılardan alınarak taraflarına ödenmesine, belirsiz olarak açılmış olması ve alacağın tümü için dava tarihinde zamanaşımının kesilmiş olması hasebiyle 9.000,00 TL bedele dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 29/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporu doğrultusunda 9.000 TL hesaplanan değer kaybı bedelini 8.900 TL artırarak, 9.000,00 TL üzerinden devam etmesini bedel artırım dilekçelerinde talep ettiklerini, akabinde 02.02.2024 tarihli ikinci kez alınan bilirkişi raporunda değer kaybı tazminatlarının net 15.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, buna binaen ıslah dilekçesi sunma zaruretlerinin hasıl olduğunu belirterek dava değerini 15.000,00 olarak belirmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97. md. hükmü gereğince gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, genel şartlarda sayılan belgeler başvuru sırasında müvekkili şirkete sunulmadığından başvuru yolunun tüketildiğini, dava şartı yokluğunun tahkikat aşamasında tamamlanabilecek bir husus olmadığı, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ..., ..., ... BAM kararlarına atıf yapıldığını, davacının belirsiz dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, değ...