Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin 35.993,48-TL alacağı için 15/04/2015 tarihli fatura kesildiğini, davalı-borçlunun muaccel borcunu ödememesi üzerine taraflarınca ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, borçlu-davalı 'borçlu olmadığı' itirazında bulunduğunu, -------- E. dosyasında ikame edilen itirazın iptali davasının kısmen kabul edildiğini, davalı-borçlunun istinaf başvurusu üzerine ------ Hukuk Dairesince, ------- Şti- yerine sehven --------Şti- adına yapılan takibin ve ikame edilen davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğine kesin olarak hükmedildiğini, B.A.M.'ın kesin kararı sonrasında taraflarınca ------- İcra Müdürlüğü'nün...
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/909 KARAR NO: 2024/342 DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 14/12/2023 KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin 35.993,48-TL alacağı için 15/04/2015 tarihli fatura kesildiğini, davalı-borçlunun muaccel borcunu ödememesi üzerine taraflarınca ------- İcra Müdürlüğü'nün -------- E. dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, borçlu-davalı 'borçlu olmadığı' itirazında bulunduğunu, -------- E. dosyasında ikame edilen itirazın iptali davasının kısmen kabul edildiğini, davalı-borçlunun istinaf başvurusu üzerine ------ Hukuk Dairesince, ------- Şti- yerine sehven --------Şti- adına yapılan takibin ve ikame edilen davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğine kesin olarak hükmedildiğini, B.A.M.'ın kesin kararı sonrasında taraflarınca ------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyasından takibe geçilmiş ve davalı-borçlunun asıl borcunu kabul etmiş ve faize ise itiraz etmiş olduğunu, nihayetinde davalı-borçlunun, 15/04/2015'de muaccel olan borcunu, 8,5 yıl sonra 23/10/2023'te icra takibi ile ödediğini beyanla borçlunun temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olması halinde, müvekkilinin mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farkın (şimdilik: 35.000,00-TL.) dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıca ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacaklının faiz talep edebilmesi için gerekli temerrüde düşürme zorunluluğunun yerine getirilmemiş olduğunu, davacı tarafın müvekkilini temerrüde düşürmediğinin farkında olduğundan, zorlama bir şekilde aradaki ilişkiyi tedarik sözleşmesi gibi nitelendirmeye çalışarak haksız taleplerine hukuki zemin oluşturmaya çalışmakta olduğunu, davacının yanlış icra takibi açmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığından iddia edilen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmayacağını, davacının tazminat talebine ilişkin yasal şartların oluşmamış olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, alacağın zamanında tahsil edilememesinden kaynaklı munzam zarar istemine ilişkindir. Munzam zarar, para borçlarında borçlunun temerrüdünün bir sonucu niteliğinde olup TBK.m.122 hükmünde düzenlenmektedir. Munzam zarar için aranan şartlardan ''zarar'' kavramı önem taşımaktadır. TBK .m.122/1 de ''temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa '' ifadesi ile temerrüt faizini aşan bir zararın doğması gerektiğini açıkca belirtmiş ancak zararın türü ve niteliği hususunda bir açıklık bulunmayıp genel esaslara göre bir değerlendirme yapılması gerekmiştir. Zarar dar anlamda maddi zararı ifade etmek için kullanılır. Malvarlığındaki eks...