DAVA: Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 07/06/2022 KARAR TARİHİ: 09/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA:Davacı vekili, müvekkili bankanın ---- dava dışı ---------kullandırıldığını, şirket yöneticisi olan davalının sözleşmeyi ''müşterek borçlu müteselsil kefil olarak'' imzaladığını; kredinin ödenmediğini, bunun üzerine hesabın kat edilerek kat ihtarının borçluya ve davalımız kefile tebliğ edildiğini; kredinin yine ödenmemesi üzerine de davalı aleyhine----- dosyasından icra takibi başlatıldığını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili, davanın sadece kefile karşı açıldığını, kefilin kredi borçlusu...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/431 Esas KARAR NO: 2024/442 DAVA: Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 07/06/2022 KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili, müvekkili bankanın ---- dava dışı ---------kullandırıldığını, şirket yöneticisi olan davalının sözleşmeyi ''müşterek borçlu müteselsil kefil olarak'' imzaladığını; kredinin ödenmediğini, bunun üzerine hesabın kat edilerek kat ihtarının borçluya ve davalımız kefile tebliğ edildiğini; kredinin yine ödenmemesi üzerine de davalı aleyhine----- dosyasından icra takibi başlatıldığını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili, davanın sadece kefile karşı açıldığını, kefilin kredi borçlusu olmadığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ileriye sürerek görevsizlik kararı verilmesini; takibin hangi sözleşmeye dayalı olarak açıldığının belli olmadığını, borç için verilen ipoteğin söz konusu olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmaksızın kendi aleyhine dava açılmasının usulsüz olduğunu, ayrıca ödemelerin bulunduğunu, ödemelerde düşülmeden icra takibi yapıldığını; kredi borcundan doğan alacak likit olmadığından ötürü icra inkar tazminatı da istenemeyeceğini belirterek; davanın öncelikle usulden ve bu kabul edilmezse esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava İİK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davasıdır. Davacı banka davalı kefil aleyhine 774.024,06 TL asıl alacak, 7.143,96 TL işlemiş temerrüt faizi, 357,20 TL temerrüt faizinin gider vergisi ---- ve 3.020,62 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 784.545,84 TL üzerinden icra takibi başlatmış; iş bu takibe davalı taraf süresi içinde itiraz etmiş; itiraz üzerine takip durmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Davalı icra takibine itirazında takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığını ileriye sürmüş ise de; davalının ikametgahının mahkememizin ve icra dairesinin yargı sahası içinde olduğu, kredinin verildiği şubenin mahkememizin ve icra dairesinin yargı sahası içinde kaldığı; kaldı ki yetki itirazında yetkili icra dairesinin de gösterilmediği ve bu haliyle yetki itirazının usulünce yapılmadığı nazara alınarak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın ilk celse reddine karar verilmiş; her ne kadar davacı taraf görev itirazında bulunmuş ise de, kefil olduğu kredinin ----- kaynaklandığı, teselsül karinesi gereğince tacirin borcuna kefil olanın davasının Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekeceği nedeniyle mahkememiz görevli bulunmuş; Her ne kadar aynı kredi sözleşmelerinde ipotek alınmışsa da; bu ipoteğin asıl borç için alındığı; kefilin borcu için alınan bir ipoteğin bulunmadığı nedeniy...