Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiye özetle : davacı ile davalı arasında İzmir İli ...Parselde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilen ve ... projesi olarak anılan inşaatın ve ... nolu ofis vasıflı taşınmazın satışı konusunda 15.12.2018 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiğini,sözleşmeye göre, "Bağımsız bölümün temel üstü vizesinin alınmasından sonra 36 ay içerisinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde satıcı gecikilen her ay için zararına karşılık olarak alıcıya bölge rayiç bedelleri üzerinden TL olarak her bir kira bedeli ödemeyi taahhüt eder." hükmünün kararlaştırıldığını, ancak satıcı tarafın, projedeki eksiklikler sebebiyle taşınmaza ilişkin yapı kullanım belgesini alamadığını ve taşınmazı müvekkiline teslim edemediğini,...
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/173 Esas KARAR NO : 2024/464 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2024 KARAR TARİHİ : 17/05/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiye özetle : davacı ile davalı arasında İzmir İli ...Parselde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilen ve ... projesi olarak anılan inşaatın ve ... nolu ofis vasıflı taşınmazın satışı konusunda 15.12.2018 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiğini,sözleşmeye göre, "Bağımsız bölümün temel üstü vizesinin alınmasından sonra 36 ay içerisinde satıcı tarafından alıcıya teslim edilmemesi halinde satıcı gecikilen her ay için zararına karşılık olarak alıcıya bölge rayiç bedelleri üzerinden TL olarak her bir kira bedeli ödemeyi taahhüt eder." hükmünün kararlaştırıldığını, ancak satıcı tarafın, projedeki eksiklikler sebebiyle taşınmaza ilişkin yapı kullanım belgesini alamadığını ve taşınmazı müvekkiline teslim edemediğini, müvekkilinin taşınmazı kullanamadığını, sözleşmenin 3.8.maddesi kapsamında müvekkili tarafından keşide edilen ihtarnameye rağmen davalı tarafça müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin zararınının tazmin etmekten kaçınıldığından bahisle HMK 107.maddesi gereğince 10.000,00 TL belirsiz alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; öncelikle iş bu davada görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu satış sözleşmesinin yasada belirlenen şekil şartına uygun şekilde düzenlenmediğini, davacının sözleşmeye dayanarak kira bedeli ile zararını talep etmesinin yasa gereği mümkün olmadığı, davaya konu taşınmazın sözleşme gereğince 10.11.2021 tarihinde davacı adına tapuda devir ve tescil edildiğini, davalının edimini yerine getirdiğini, taşınmazın teslim süresinde bir gecikme olmadığından bahisle açılan davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; taşınmaz satış vaadi kapsamında taşınmazın kararlaştırılan tarihte teslim edilmemesinden kaynaklı zararın tazmini istemine yönelik olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşınmazın kararlaştırılan tarihte teslim edilip edilmediği ve bu nedenle zararın meydana gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkememizin 17.05.2024 tarihli duruşmasında davacı vekili tarafından davacının tacir olmadığının beyan edildiği görülmüştür. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılaca...