Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynı sektörde faaliyet gösteren müvekkilinin ticari menfaatlerini zedelemesi sebebiyle müvekkilinin taraf ehliyetini haiz olduğunu, bununla birlikte dava konusu edilen markalara ilişkin olarak davalı tarafça, müvekkiline karşı -----. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası ile marka tecavüzü davası açıldığını, dava konusu markaların işbu davada hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkinine karar verilmesi halinde, tescilli bir marka kalmayacağından anılan tecavüz davasında davanın kabul edilmesi ihtimali kalmayacağını, bu nedenle de müvekkili olan şirketin taraf ehliyetini haiz bulunduğunu, Davalı tarafa ait markaların 6769 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan mutlak...
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/250 KARAR NO : 2024/148
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2023 KARAR TARİHİ : 17/05/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Hükümsüzlüğü talep edilen markaların aynı sektörde faaliyet gösteren müvekkilinin ticari menfaatlerini zedelemesi sebebiyle müvekkilinin taraf ehliyetini haiz olduğunu, bununla birlikte dava konusu edilen markalara ilişkin olarak davalı tarafça, müvekkiline karşı -----. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası ile marka tecavüzü davası açıldığını, dava konusu markaların işbu davada hükümsüzlüğünün tespiti ile sicilden terkinine karar verilmesi halinde, tescilli bir marka kalmayacağından anılan tecavüz davasında davanın kabul edilmesi ihtimali kalmayacağını, bu nedenle de müvekkili olan şirketin taraf ehliyetini haiz bulunduğunu, Davalı tarafa ait markaların 6769 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan mutlak ret sebeplerinin varlığına rağmen hukuka aykırı bir şekilde tescil edildiğini, davalı tarafça kullanılan markanın ayırt edici niteliği haiz olmadığını, Somut olayda "------" ibaresinin ilgili mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı olduğunu, herkesin kullanımına açık olduğu ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığını, "-----" ibaresinin "-----" anlamında yaygın bir kullanımı olduğundan ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığından binlerce marka içinde kullanıldığını, "------" ibaresinin herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayıp genel nitelikte bir isim olduğunu, "-----" kelimesi ile enerji sektörünün özdeşleşmiş durumda olduğunu, "------" denildiğinde akla enerji sektörünün geldiğini, bu nedenle "------" kelimesinin marka isminde esas unsur olarak kullanılmasının kanun koyucunun markada bulunmasını zorunlu tuttuğunu ayırt edici özellik ile bağdaşmadığını, Davacıya ait markalarda yer alan ------ ibaresinin ayırt edici vasfı bulunmamakta olup, bu ibarenin esas unsur olduğundan bahsedilemeyeceğini, "------" ibaresinin tanımlayıcı olduğu açık olup, 6769 sayılı Kanunun m.5/1-c hükmü gereğince marka olarak tescili mümkün olmadığından hukuka uygun yapılmış bir marka tescilinin söz konusu olmadığını, Marka isminde yer alan "-----" ibaresi de tanımlayıcı nitelik arz etmekte olup, ayırt edici vasfı bulunmamakta ve herkesin kullanımına açık olduğunu, Marka işaretinin devamında yer alan "----- Şirketi" unsurlarının ise neredeyse tüm Limited Şirketlerde ticaret unvanı olarak kullanılmakta olup, ayırt edici vasfının bulunmadığını, bu nedenle anılan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, "---- -" markasındaki "-----" ibaresinin esas unsur olamayacağını ve ayırt edici vasfı bulunmadığını, "----" kelimesinin ise "-----" anlamına gelmekte ve "-----" kelimesi ile beraber enerji sektörünü akla getirdiğini, "-----" kelimesi ile enerji sektörünün özdeşleşmiş durumda olduğunu,...