DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/06/2022 KARAR TARİHİ : 07/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurulduğu tarihten beri uluslararası alanda taşıma faaliyeti yürütmekte olan bir firma olduğunu 2017 Kasım- yılı Haziran 2022 tarihleri arasında talep etmesi halinde davalı borçlu şirketin uluslararası taşımasını yaptığını, özelikle yurt dışından çoğunlukla ----talep ettiği -ithal ettiği menkulleri Türkiye'ye getirdiğini, sürekliliği olan işler olması sebebiyle taraflar arasında cari hesap tutulduğunu ve tüm ticari işlemler gibi ticari deftere işlenmekte cari hesap kaydı tutulduğunu, kesilen ve kesinleşen faturalara rağmen borcun ödenmediğini, davalı şirketin biriken cari...
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/431 KARAR NO : 2023/871
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/06/2022 KARAR TARİHİ : 07/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurulduğu tarihten beri uluslararası alanda taşıma faaliyeti yürütmekte olan bir firma olduğunu 2017 Kasım- yılı Haziran 2022 tarihleri arasında talep etmesi halinde davalı borçlu şirketin uluslararası taşımasını yaptığını, özelikle yurt dışından çoğunlukla ----talep ettiği -ithal ettiği menkulleri Türkiye'ye getirdiğini, sürekliliği olan işler olması sebebiyle taraflar arasında cari hesap tutulduğunu ve tüm ticari işlemler gibi ticari deftere işlenmekte cari hesap kaydı tutulduğunu, kesilen ve kesinleşen faturalara rağmen borcun ödenmediğini, davalı şirketin biriken cari hesabını bugüne kadar kapatmadığını, bu nedenle----- İcra Dairesinin -----esas sayılı doya ile icra işlemi başlatıldığını, işbu takibe borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbirin "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır... " şeklinde tarif edildiğini, nitekim ihtiyati tedbir müessesesinin, 6100 sayılı HMK' unun 389.madde başlığında "geçici hukuki korumalar" olarak vasıflandırıldığını, yine aynı maddenin birinci fıkrasında "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtildiğini, diğer taraftan, ihtiyati tedbir kararının kabul edilebilmesi bakımından yasanın 390/3. maddesi hükmünde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörüldüğünü, yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... Bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlandığını ileri sürerek öncelikle borçlu davalı şirket tarafından hiçbir yasal dayanak göstermeksizin sadece takibi durdurmak amacıyla ve kötü niyetle yapılmış olduğu anlaşılan itirazın kaldırılması konusunda bir karar verilinceye kadar, borçluların varsa; menkul ve gayrimenkulü, ve yine varsa 3. Kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine borca yeter miktarda ihtiyati tedbir kon...