Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak davacı aleyhine iki ayrı zamanda icra takibi gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin bu icra takiplerinden banka hesaplarına bloke konulması nedeniyle haberdar olduğunu, bunun üzerine usulsüz tebligat nedeniyle icra memur muamelesi şikâyet yoluna başvurulduğunu, ilk derece mahkemesinin müvekkilinin şirket olması nedeniyle haksız olarak davanın reddine karar verdiğini, şikâyet kurumu ile beklenen menfaatin sağlanamaması sebebiyle gerçekte davalı ... herhangi bir borcu olmayan müvekkili şirket için iş bu davayı açma mecburiyeti doğduğunu, ikame olunan bu dava ile teminatsız yahut mahkemeye depo edilecek teminat ile takibin ihtiyaten durdurularak tüm hacizlerin kaldırılması zaruriyetinin elzem hale...
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/363 KARAR NO :2023/773
DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:24/05/2021 KARAR TARİHİ:15/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak davacı aleyhine iki ayrı zamanda icra takibi gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin bu icra takiplerinden banka hesaplarına bloke konulması nedeniyle haberdar olduğunu, bunun üzerine usulsüz tebligat nedeniyle icra memur muamelesi şikâyet yoluna başvurulduğunu, ilk derece mahkemesinin müvekkilinin şirket olması nedeniyle haksız olarak davanın reddine karar verdiğini, şikâyet kurumu ile beklenen menfaatin sağlanamaması sebebiyle gerçekte davalı ... herhangi bir borcu olmayan müvekkili şirket için iş bu davayı açma mecburiyeti doğduğunu, ikame olunan bu dava ile teminatsız yahut mahkemeye depo edilecek teminat ile takibin ihtiyaten durdurularak tüm hacizlerin kaldırılması zaruriyetinin elzem hale geldiğini, halihazırda müvekkili şirketin banka hesaplarının ve şirket aracının haczedildiğini, davalı şirketin haksız yere ve kötü niyetle icra takibi başlatıp, davacının bilgisi dışında kesinleşmesi ile de alacak ve mal varlıklarına haciz işlemi yaptığını, davacı müvekkilinin davalı şirket ile olan ticari ilişkisinden hiçbir borcu olmadığını, ayrıca icra takibine konu alacak iddiasına dayanak olarak takdim edilen faturaların hukuken geçerlilik taşımadığını, icra dosyalarına sunulan fatura fotokopilerinde davacı müvekkiline ait kaşe ve imzanın olmadığını, fatura asıllarının hiçbir şekilde davacı müvekkiline ibraz edilmediğini, işbu nedenle dayanak olarak sunulan faturaların geçerli bir delil olmadığı gibi davalı tarafın kötü niyetini ortaya koyduğunu, faturaların hiçbirinin gerektiği gibi süresine (VUK 231/5) uyularak düzenlenmediğini ve müvekkiline tebliğ edilmediğini, tüm faturaların sonradan düzenlendiğini, mezkürkanun uyarınca da bu faturaların düzenlenmemiş olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, VUK 353 uyarınca dayanak olarak gösterilen faturaların e-fatura şeklinde olması gerekirken bu faturaların e-fatura olmadığını, sayın mahkemece cezai yaptırım kurumunun işletilerek resen şikâyette bulunulması hususunun arz edildiği, davalı şirketin, şirket ruhsatı ve yetki sorunları ile ticari çevrelerce bilinen davaları nedeniyle güven kaybına uğramış olduğunu, bu nedenle de iş kaybı maddi zararlarını haksız olan yolla gidermeye çalıştığını, tanık listesiyle bu hususun ayrıca ispat olunabileceğini, davacı şirket yöneticilerinin yabancı olması fırsat gözetilerek Türk Hukukuna vakıf olamayacakları inancıyla hareket edildiğini, beyan ettiği davaya konu sözleşme sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, icra dosyalarındaki takiplerin durdurularak tüm hacizlerin düşülerek ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava konus...