Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu şirketin herhangi bir malvarlığına ulaşılamaması sebebiyle takibin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.43/2 uyarınca bir defaya mahsus "iflas" olarak değiştirilmesinin talep edildiği, borçluya iflas yolu ile adi takipte ödeme emrinin, Tebligat Kanunu m. 35 gereğince 06/09/2022 tarihinde tebliğ olunduğu, borçlu şirketin ... 34.İcra Dairesi'nin...E.sayılı dosyası kapsamında çıkarılan iflas yolu ile adi takipte ödeme emrine itirazda bulunmadığı, borcu ödemediği anlaşıldığından davalı şirketin iflasına karar verilmesi yönünde talepte bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesi sunmamış olup davayı inkar eden konumdadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yapılan iflas takibine yönelik itiraz olup olmadığı, takibin kesinleşip kesinleşmediği, bu çerçevede...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/280 KARAR NO : 2023/829
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 19/04/2023 KARAR TARİHİ : 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu şirketin herhangi bir malvarlığına ulaşılamaması sebebiyle takibin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.43/2 uyarınca bir defaya mahsus "iflas" olarak değiştirilmesinin talep edildiği, borçluya iflas yolu ile adi takipte ödeme emrinin, Tebligat Kanunu m. 35 gereğince 06/09/2022 tarihinde tebliğ olunduğu, borçlu şirketin ... 34.İcra Dairesi'nin...E.sayılı dosyası kapsamında çıkarılan iflas yolu ile adi takipte ödeme emrine itirazda bulunmadığı, borcu ödemediği anlaşıldığından davalı şirketin iflasına karar verilmesi yönünde talepte bulunmuştur. Davalı cevap dilekçesi sunmamış olup davayı inkar eden konumdadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yapılan iflas takibine yönelik itiraz olup olmadığı, takibin kesinleşip kesinleşmediği, bu çerçevede kesinleşen iflas takibi sonucu iflas kararının verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Davacının iflas yoluyla takip başlattığı, dosya içinde itiraz dilekçesi bulunmadığı, ödeme emrinin gerekli unsurları içerdiği, davalıya tebliğ olunduğu tartışmasızdır. İİK m.43.hükmüne göre, "İflas yolu ile takip, ancak Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan veya tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunanlar ile özel kanunlarına göre tacir olmadıkları halde iflasa tabi bulundukları bildirilen hakiki veya hükmi şahıslar hakkında yapılır." O halde davalı şirket olmakla iflas hükümlerine tabidir. İİK m.155 hükümüne göre, iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren borç ve takip giderlerinin yedi gün içinde ödeme emrini gönderen icra dairesindeki hesaba yatırması, bu süre içinde borcun olmadığına veya iflasa tabi şahıslarından olunmadığına dair bir itiraz var ise icra dairesine bildirilmesi ve aynı süre içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının ticaret mahkemesinden iflas kararı isteyebileceği açıktır. Nitekim somut olayda İİK m.156 hükmü çerçevesinde ödeme emrindeki müddet içerisinde borçlu tarafından gerekli itirazın yapılmadığı, tebliğ tarihinin 06/09/2022 tarihi olduğu, bu tebliğ öncesi aynı davalıya iflas yoluyla adi takibe mahsus davetiyenin gönderildiği, ancak iade edildiği, bu defa TK m.35 hükmü göre sicil adresine yeniden tebligatın yapıldığı, itirazın olmadığı, buna göre iflas yoluyla takibin şeklen kesinleştiği, bunun üzerine ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde de mahkememizde iflas davasının açıldığı anlaşılmaktadır. İflas takibinin kesinleşmiş olması karşısında ise İİK m.166/f.2 hükmü çerçevesinde gerekli ilânlar, TTSG ile trajı 50.000 geçen ulusal bir gazetede yapılmıştır. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulu...