Mahkeme Kararı Özeti İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, Esas No: 2022/700, Karar No: 2023/257 Bir şirket tarafından İİK 178. madde kapsamında doğrudan iflas talebinde bulunulmuştur. Şirket, 2019 yılında tasfiye sürecine girdiğini, ticari faaliyeti olmadığını ve pasif varlıklarının aktif varlıklarını aştığını ileri sürmüştür. Mahkeme, borca batıklığın tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırmış, ilk raporda şirketin borca batık olduğu belirtilmiştir. Ancak dava süreci içinde şirket ortakları 30.01.2023'te sermaye artırımına karar vermiş ve 350.000 TL sermaye artışı yapılmıştır. Bilirkişinin ek raporunda, sermaye artırımı sonrası şirketin rayiç değerli bilançoya göre borca batık durumda olmadığı, aksine özkaynağının 184.890,86 TL pozitif olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, doğrudan iflas koşullarının karşılanmadığı gerekçesiyle davacının davasını reddetmiştir.
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/700 Esas KARAR NO : 2023/257
DAVA : İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)) DAVA TARİHİ : 13/09/2022 KARAR TARİHİ : 30/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin planladığı projelerini gerçekleştiremediğini, 2019 yılında tasfiye sürecine girdiğini, halihazırda ticari bir faaliyeti olmadığını, çalışanı da bulunmadığını, şirket adına kayıtlı taşınır veya taşınmaz bir malının da bulunmadığını, pasif varlıklarının aktif varlıklarının çok üzerine çıktığını, ticari faaliyeti olmadığından borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, TTK 376, 377 ve İİK 178. madde kapsamında iflasın açılması istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacı şirketin borca batık durumda olup olmadığı, aciz halinde olup olmadığı ve TTK 376 ve İİK 178 kapsamında doğrudan iflas koşullarının oluşup oluşmadığı konularından ibarettir. Dava, borca batık durumda bulunan şirketin resen borca batık durumda olduğunun belirtilerek iflasın ihbarı niteliğinde bulunan iflas davası istemine ilişkindir. Konuyu düzenleyen 2004 sayılı İİK nın 178-179 ve 6102 sayılı TTK'nın 376.maddelerinde sermaye şirketlerinin herhangi bir icra veya iflas takibine maruz kalmadan temsilcileri tarafından borca batık durumda oldukları mahkemeye yapılacak bir başvuru ile iflasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir. İİK'nın 178. ve 179. maddesi uyarınca iflasa karar verilebilmesi için şirketin borca batık durumda olması gerekir. Aciz hali borçlunun ödeme araçlarından yoksunluğu nedeniyle, derhal ödemesi gereken para borçlarını ödemek konusundaki iktidarsızlığıdır, borca batıklıkta ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Borçlunun aciz hali ne kadar ağır olursa olsun (İİK.nun 178/III deki durum olmadıkça) kendi iflasını isteyen borçlu aciz halinde bulunduğunu ispat etmek zorundadır. İflas talebi üzerine mahkemede bilirkişi incelemesi yaparak iflas talebinin yerinde olup olmadığını belirler. Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançonda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Bunun için mahkemeye ibraz edilen bilanço üzerinde mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gid...