Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2008 yılında ... Şirketi'nin ... ile birlikte kurduğunu ancak birtakım anlaşmazlıklar sonucu 03/12/2008 tarihinde ...'ya devrettiğini, müvekkilinin bu durumu diğer ortağı olan ...'ya sözlü olarak bildirdiğini, şirket müdürü tarafından aradan geçen 13 yılda sicilde herhangi bir değişiklik yapılmadığını bu devir işleminden sonra müvekkilinin şirketle herhangi bir bağı kalmadığını, devrin ihbarından sonra müvekkilinin, şirket müdürü tarafından şirket sicilinde gerekli düzenlemelerin yapılması için için karar alınması gerektiğini müvekkilinin bu karara imza attığını, bu işlemin bir defa olduğunu müvekkilinin bu işlemden sonran şirketle irtibatının olmadığını beyan ettiğini, şirketin Ticaret Sicil Gazetesi'nde kuruluş hariç iki adet daha...
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/723 Esas KARAR NO :2023/782
DAVA:Ticari Şirket DAVA TARİHİ:19/11/2021 KARAR TARİHİ:31/10/2023
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2008 yılında ... Şirketi'nin ... ile birlikte kurduğunu ancak birtakım anlaşmazlıklar sonucu 03/12/2008 tarihinde ...'ya devrettiğini, müvekkilinin bu durumu diğer ortağı olan ...'ya sözlü olarak bildirdiğini, şirket müdürü tarafından aradan geçen 13 yılda sicilde herhangi bir değişiklik yapılmadığını bu devir işleminden sonra müvekkilinin şirketle herhangi bir bağı kalmadığını, devrin ihbarından sonra müvekkilinin, şirket müdürü tarafından şirket sicilinde gerekli düzenlemelerin yapılması için için karar alınması gerektiğini müvekkilinin bu karara imza attığını, bu işlemin bir defa olduğunu müvekkilinin bu işlemden sonran şirketle irtibatının olmadığını beyan ettiğini, şirketin Ticaret Sicil Gazetesi'nde kuruluş hariç iki adet daha tescil işlemi olduğunu müvekkilinin beyanlarına göre sicilde tescil edilen bir adet karardaki müvekkiline isnat edilen imzanın sahte olduğunu, müvekkilinin 2008 tarihli devir sözleşmesinden sonra şirketle herhangi bir irtibatının kalmadığını bu şekilde sahte imzalar ile işlem yapmasının, şirketin kötüniyetli olarak işbu devrin tescilini yapmadığını gösterdiğini, müvekkilinin, şirketle ilişiğinin kalmadığını düşünerek herhangi bir girişimde bulunmadığını, müvekkilinin şirketle ilişiğinin kesilmediğini, 24/04/2021 düzenleneme tarihli SGK pirim borçları ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği zaman öğrendiğini, bahis mevzu borcun kamu alacaklarından olduğunu ve sicilde de ortak olarak gözüktüğünü bu nedenle ödeme emrinin müvekkiline geldiğini, müvekkilinin de indirimden yararlanmak için 15 gün içerisinde başvuru yapıp borçları yapılandırdığını, müvekkilinin şirket ile ilişiğinin kesilmesi için İstanbul Ticaret Odası'na 12/10/2021 tarihinde başvuru yapıldığını bu karar yada mahkeme kararıyla başvuru yapmaları gerektiğinden reddedildiğini belirterek ihtiyati tedbirlerin resen alınmasını, sahte imzaya ilişkin olarak genel kurul kararlarının ilgili yerlerden celp edilmesini, müvekkilinin ödemiş olduğu sermaye payının ayrılma akçesinin, muhatap olup yapılandırmak durumunda kaldığı ve kesinleşen 7.213,92 TL SGK prim borcu giderinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLER VE GEREKÇE Dava, limited şirket ortaklığından çıkma ile SGK'ya ödenen vergi borcu ile ayrılma akçesi istemine yöneliktir. Dosya kapsamına göre tüm deliller toplanarak bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacının TTK md. 638 f.2'ye istinaden şirketten çıkması koşullarının huzurdaki dava bakımından gerçekleştiği, ayrılma akçesi ve zarar tespiti bakımından...