HSKnın 04/11/2021 tarih ve 1111 sayılı kararı gereğince İstanbul 3. ve 4. FSHH Mahkemelerinin 11/11/2021 tarihi itibarıyla faaliyete geçirilmesine, 1. FSHH Mahkemesinde görülmekte olan tek esaslı dava, iş ve arşiv dosyalarının Mahkememize devrine karar verildiğinden, İstanbul 1. FSHHM'nin 2021/307 E. sayılı davası Mahkememize tevzi edilerek 2021/514 E. sırasına kaydı yapılmakla, Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tecavüzün Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, mali ve manevi zararının tazmini amacıyla öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı ile anlaşma yoluna gitmeye çalışıldığını ancak bu teşebbüsü sonuçsuz kaldığını, Arabuluculuk aşamasında talepleri karşılanmaması sebebiyle işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, davaya konu eserin müvekkiline ait...
T.C. İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/514 KARAR NO : 2023/149
DAVA : FSEK - TECAVÜZÜN MEN'İ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVA TARİHİ : 23/09/2021 KARAR TARİHİ : 05/10/2023
HSKnın 04/11/2021 tarih ve 1111 sayılı kararı gereğince İstanbul 3. ve 4. FSHH Mahkemelerinin 11/11/2021 tarihi itibarıyla faaliyete geçirilmesine, 1. FSHH Mahkemesinde görülmekte olan tek esaslı dava, iş ve arşiv dosyalarının Mahkememize devrine karar verildiğinden, İstanbul 1. FSHHM'nin 2021/307 E. sayılı davası Mahkememize tevzi edilerek 2021/514 E. sırasına kaydı yapılmakla, Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tecavüzün Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, mali ve manevi zararının tazmini amacıyla öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı ile anlaşma yoluna gitmeye çalışıldığını ancak bu teşebbüsü sonuçsuz kaldığını, Arabuluculuk aşamasında talepleri karşılanmaması sebebiyle işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, davaya konu eserin müvekkiline ait olduğu hususunda bir şüphe bulunmadığını, müvekkilinin, 1960 yılından beri resim sanatıyla profesyonel olarak ilgilenen, sanat ve resim camiasında adı iyi bilinen yaşayan önemli ressamlardan biri olduğunu, müvekkilinin, ... 1985 yılından beri, ... 1990 yılından beri, ... (...) ise 2004 yılından beri üye olduğunu, müvekkilinin ayrıca ... üyesi olduğunu, bir dönem kulüpte divan kurulu üyesi olarak da görev yaptığını, müvekkilinin, 1984 ile 2000 yılları arasında daha önce kulübün başkanlığını yapmış olan ve kulübün onursal başkanlarından biri olan ... ile kişisel dostluğu da bulunduğunu, müvekkilinin, ...nın aralarındaki dostluğun bir nişanesi olarak ...nın davaya konu yağlıboya portresini yılların verdiği birikimle büyük bir emek ve özverinin ürünü olarak 1988 yılında resmetmiş ve ...ya hediye ettiğini, davaya konu söz konusu tablonun orijinali halen ...nın ...'taki evinde bulunduğunu, müvekkiline ait dava konusu eser daha önce ... tarafından yayımlanan "..." isimli kitabın kapak sayfasında yer almıştır. Söz konusu kitabın kapak sayfasından sonra gelen ve kitabın künye bilgilerinin yer aldığı sayfada ise eserin müvekkiline ait olduğu açıkça belirtildiğini, müvekkilinin söz konusu eserin sahibi olup resimlerinde kullanmış olduğu imzası orijinal portrenin üzerinde de yer aldığını, bununla birlikte değişik platformlarda yağlı boya portresini sergilediği; dergilere, gazetelere mülakatlar verdiğini, ... ve değişik birçok televizyon kanalında davaya konu söz konusu resme ilişkin röportajlara katıldığını, tüm bu hususlar müvekkilin eser sahibi olduğunu şüpheye yer bırakmaksızın, açıkça gösterdiğini, eserin müvekkiline ait olduğunun bilinmediği katiyen söylenemeyeceğini, kaldı ki bilinmediği iddia edildiği ihtimalinde dahi söz konusu bilgi yapılacak olan küçük bir araştırma neticesinde dahi ortaya çıkabilecek bir bilgi olduğunu, arama motoruna müvekkilinin adı yazıldığında d...