Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten ... plakalı ... marka ... şase numaralı aracı ... TL bedel karşılığında ... tarihinde ikinci el olarak satın aldığını, müvekkili adına ... tarihli ... yevmiye numaralı ... Noterliğince düzenlenen Araç Satış Sözleşmesi vesilesiyle tescil edildiğini, aracın satışı esnasında müvekkiline karşı aracın herhangi bir arızası ve ayıbı olmadığının beyan edildiğini ve bu beyanlar doğrultusunda satış gerçekleştiğini, söz konusu satıştan aracın ithal araç olduğunun ortaya çıktığını ve söz konusu araç üzerine ... tarafından satılamaz şerhi konulduğunu, bu durumun müvekkili tarafından ... tarihinde öğrenildiğini, ... tarihinde arabulucuya başvurduklarını ve yapılan arabuluculuk...
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/233 KARAR NO : 2023/507 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2023 KARAR TARİHİ : 12/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten ... plakalı ... marka ... şase numaralı aracı ... TL bedel karşılığında ... tarihinde ikinci el olarak satın aldığını, müvekkili adına ... tarihli ... yevmiye numaralı ... Noterliğince düzenlenen Araç Satış Sözleşmesi vesilesiyle tescil edildiğini, aracın satışı esnasında müvekkiline karşı aracın herhangi bir arızası ve ayıbı olmadığının beyan edildiğini ve bu beyanlar doğrultusunda satış gerçekleştiğini, söz konusu satıştan aracın ithal araç olduğunun ortaya çıktığını ve söz konusu araç üzerine ... tarafından satılamaz şerhi konulduğunu, bu durumun müvekkili tarafından ... tarihinde öğrenildiğini, ... tarihinde arabulucuya başvurduklarını ve yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmanın sağlanamadığını, gizli ayıplı malın satışı hususunda Borçlar Kanununda ayıba karşı tefekkül hükümleri neticesinde ayıbın bilinmemesi halinde bile sorumluluğunun bilindiğinin açık olduğunu, davalı yanın kendisinin de bu durumu bilmediğini, devletin denetimi ve sorumluluğunda olan trafik kayıtlarına güvendiğini söyleyerek TBK'dan kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmemesi hukuka ve hakkaniyete aykırı düştüğünü belirterek, gizli ayıplı aracın davalılara iadesine ve araç bedelinin satış tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davanın reddi gerektiğini, dava konusu aracın ... tarihinde davacı tarafa ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile usulüne uygun olarak devredildiğini, devirden itibaren davanın açıldığı tarihe kadar yaklaşık 6 senelik bir zaman dilimi geçtiğini, buna rağmen ... tarihinde aracın ithal olduğunun öğrenildiğinden bahisle gizli ayıp iddiasında bulunulması hem hayatın olağan akışına aykırı hemde kötü niyetli olduğunu, 6098 sayılı TBK'nun 233 maddesinde "alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır, ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır" hükmü bulunduğunu, somut olayda aradan yıllar geçtiği göz önüne...