Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili ; davacı şirketin ... adı altında gazetecilik faliyeti yürüttüğünü, diğer davacı ...'ın ise davacı şirketin imtiyaz sahibi ve büyük hissedarı olduğunu, dava dışı ...'nin 10/08/2022 tarihinde "..." şeklinde sözler sarf ettiğini, davalının ise ... tarihinde ... Gazetesi'nden... tarafından 22/07/2023 tarihinde "..." başlıklı haberleştirilen yazıda davalının "..." cümlesi ile gönderme taşıdığını, davacı tarafın bu kez... tarihinde "..." başlıklı haber yaptıklarını, iddiaya konu para aldığı ileri sürülen gazetecilerinden açıklama istedikleri de dava dışı gazeteci ...'in davalıya bu konuyu sorduğunda davalının "..." şeklinde sözler sarfettiğini haber yaptığını, bu son açıklamanın tamamen dayanaksız olduğunu, haberin halen geri çekilmediğini, davalıya açıklamaları nedeniyle...
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/574 Esas KARAR NO : 2023/425
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 01/09/2023 KARAR TARİHİ : 22/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili ; davacı şirketin ... adı altında gazetecilik faliyeti yürüttüğünü, diğer davacı ...'ın ise davacı şirketin imtiyaz sahibi ve büyük hissedarı olduğunu, dava dışı ...'nin 10/08/2022 tarihinde "..." şeklinde sözler sarf ettiğini, davalının ise ... tarihinde ... Gazetesi'nden... tarafından 22/07/2023 tarihinde "..." başlıklı haberleştirilen yazıda davalının "..." cümlesi ile gönderme taşıdığını, davacı tarafın bu kez... tarihinde "..." başlıklı haber yaptıklarını, iddiaya konu para aldığı ileri sürülen gazetecilerinden açıklama istedikleri de dava dışı gazeteci ...'in davalıya bu konuyu sorduğunda davalının "..." şeklinde sözler sarfettiğini haber yaptığını, bu son açıklamanın tamamen dayanaksız olduğunu, haberin halen geri çekilmediğini, davalıya açıklamaları nedeniyle soru yöneltmelerinin gazetecilik görevleri kapsamında olduğunu, davacı şirketin tüm gelirlerinin reklamlardan oluştuğunu, davalının yaptığı bu açıklama ve sarf ettiği sözlerin davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu, TMK 2, 24, TTK 54, TBK 49-58 maddeleri uyarınca manevi tazminat isteme koşulları oluştuğunu belirtip sözlerin haksız saldırı niteliğinde olduğunun tespitine ve her bir davacı için kişilik haklarına saldırı nedeni ile ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava; manevi tazminat talebine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşma...