Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davasının yapılan açık yargılama sonucunda; İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davacının 2016 yılının son aylarında kurulduğunu, 2017 yılında yurtdışı kaynaklı fondan yatırım almış ve faaliyetlerini hızlandırdığını, 2. El araç alım-satımını kendisine ait dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilmesine dayalı modern bir internet girişimi olduğunu, internet sitesi ve diğer dijital platformlar üzerinden tüketici tarafından kendisine bilgileri verilen otomobillerin ekspertizini yaparak bir fiyat belirleyip akabinde kısa sürede teklif sunarak tüketicinin kabulü halinde aracın satın alınması daha sonra da alınan araçların çoğunlukla ticari şirketlere ve 3. Şahıslara satılması ile bu işlemden kazanç sağlanması şeklinde işlediğini, bu iş kapsamında birçok farklı bölgede oto ekspertiz ve araç alım noktaları...
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/120 KARAR NO : 2023/158
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2021 KARAR TARİHİ : 07/09/2023
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davasının yapılan açık yargılama sonucunda;
İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davacının 2016 yılının son aylarında kurulduğunu, 2017 yılında yurtdışı kaynaklı fondan yatırım almış ve faaliyetlerini hızlandırdığını, 2. El araç alım-satımını kendisine ait dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilmesine dayalı modern bir internet girişimi olduğunu, internet sitesi ve diğer dijital platformlar üzerinden tüketici tarafından kendisine bilgileri verilen otomobillerin ekspertizini yaparak bir fiyat belirleyip akabinde kısa sürede teklif sunarak tüketicinin kabulü halinde aracın satın alınması daha sonra da alınan araçların çoğunlukla ticari şirketlere ve 3. Şahıslara satılması ile bu işlemden kazanç sağlanması şeklinde işlediğini, bu iş kapsamında birçok farklı bölgede oto ekspertiz ve araç alım noktaları oluşturduğunu, bu noktalarda teknolojik altyapı oluşturulmuş, alanında uzman personel istihdam edilmiş olup şirket merkezi ve diğer elemanları ile koordineli bir sistem kurulduğunu,-----markasını tescil ettirdiğini, ---- numaralı ----- markası ile 16.10.2017 tescil tarihli ----- numaralı ----- markalarının sahibi iken, ----Noterliği'nin ----Yevmiye Numaralı ve 23.01.2020 tarihli marka devir sözleşmesi ile ---- ibareli markayı diğer davacı ----- devrettiğini, --- aynı iş kolunda faaliyetini sürdürdüğünü, davalı tarafça "----" ibareli markanın tescili için TPE'ye başvuru yapılmış, ilgili başvurudan haberdar olur olmaz tarafımızca 29 Nisan 2019 ----- Sayılı bültende yayınlanan ve tescili talep edilen ---- marka başvurusuna itiraz edilmiş ve nitekim davalının---- ibareli marka başvurusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 28.07.2020 tarihli kararı ile kısmen reddedilmiş ve ------ ibaresinin TESCİL EDİLEMEYECEĞİ görüş ve kanaatine varıldığını, davalı tarafça yine aynı şekilde 09.04.2019 tarihli -----sayılı 35,36,37,38,39 ve 42.sınıflarda tescilli ---- ibareli markanın ise tescil edildiğini, ----. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dava dosyası ile marka hakkına tecavüz sebebiyle tazminat istemli davanın açılmasından bir süre sonra davalı tarafın, adına tescilli olan " ---- ibaresini çok yaygın olarak kullanmaya başladığını, davalının kötüniyetli olduğunu, ----- sayı ile tescilli ---- markasını da kötüniyetle tescil ettirdiği, zira müvekkillerimiz markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık ve bilinirlikten kötüniyetle istifade etmekten başka bir amaç gütmediği, davacının ---- isimli şirketle görüşmeler yaparak markayı satın almayı planlarken vazgeçerek, TPE nezdinde "---- ve " ----- ibareli markaları tescil ettirmesinin kötüniyetli tescil ettirdiğini, davalı şirketin üst düzey yöneticileri 2018 yılı içerisinde müvekkil şirket yetkilileri ile görüşere...