Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 2001 yılında uluslararası şirketlerin mümessilliğini yapmak üzere kurulduğunu, 2004 yılına kadar bu alanda faaliyet gösterdiğini ve 2004 sonrasında kendi adına tarım ürünleri ticareti yapmaya başladığını---önemli bir tarım firması olduğunu, 1 Ekim 2017 tarihinde, sigorta acentesi aracılığı ile davalı ... ile müvekkil arasında bir sigorta poliçesi imzalandığını, uygulamada ---- adıyla adlandırılan ve müvekkilinin transit halde, depolanmış veya diğer tüm hallerdeki tüm mallarının yangın, hırsızlık, emniyeti suistimal gibi her türlü riski hem taşıma (transit) halde, hem de depolanmış halde kapsayan, birkaç istisna dışında tamamen kapsayıcı bir sigorta poliçesi olduğunu, müvekkilinin ----- depolarında...
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/846 Esas KARAR NO : 2023/509
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 13/07/2021 KARAR TARİHİ : 13/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 2001 yılında uluslararası şirketlerin mümessilliğini yapmak üzere kurulduğunu, 2004 yılına kadar bu alanda faaliyet gösterdiğini ve 2004 sonrasında kendi adına tarım ürünleri ticareti yapmaya başladığını---önemli bir tarım firması olduğunu, 1 Ekim 2017 tarihinde, sigorta acentesi aracılığı ile davalı ... ile müvekkil arasında bir sigorta poliçesi imzalandığını, uygulamada ---- adıyla adlandırılan ve müvekkilinin transit halde, depolanmış veya diğer tüm hallerdeki tüm mallarının yangın, hırsızlık, emniyeti suistimal gibi her türlü riski hem taşıma (transit) halde, hem de depolanmış halde kapsayan, birkaç istisna dışında tamamen kapsayıcı bir sigorta poliçesi olduğunu, müvekkilinin ----- depolarında müvekkili şirket bünyesinde çalışan----yaptığı periyodik denetimler sonucunda, ürünlerin kayıp olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine, sigorta acentesine bildirimde bulunduklarını, sigorta acentesi aracılığı ile anlaştığı avukat yolu ile durum tespiti için 06.11.2018 tarihinde ----- Sulh Hukuk Mahkemelerine başvurulduğunu, bu başvuru sonucunda 08.11.2018 tarihinde yapılan yerinde inceleme sonucunda 18.11.2018 tarihinde müvekkiline tebliğ edilen bilirkişi raporunda, sözleşmeler hükümlerince ----- deposunda muhafaza altında olması gereken ürünlerin depoda olmadığının tespit edildiğini, bu durumun 2017 sigorta poliçesi ve 2018 sigorta poliçesinde sigorta edilen risk kapsamına girdiğinden riskin gerçekleştiğini, bu süreçte tarafların birbirleriyle defalarca, sigorta acentesi aracılığı ile ve doğrudan e-mail yoluyla iletişime geçtiğini, müvekkilinin davalı için sağlayabileceği her türlü kolaylığı sağladığını, ilgili belgeleri davalıya göndermiş olmasına rağmen sigorta bedelinin halen davalı tarafından müvekkiline sebep göstermeksizin ödenmediğini beyanla; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu şimdilik 10.000 TLnin ve hasarın oluşmasından itibaren işleyen kanuni faizin davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, TTK'nın 1420. maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın, davacı tarafından iddia edilen rizikoya konu taşınırın bulunduğu ----yargı çevresinde ikame edilmemesi karşısında, davacı tarafından davanın açılabileceği yetkili yegane mahkemenin HMK'nın 6. maddesinde düzenlenen genel yetki kurallarına göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkili .----- davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri o...