Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Danıştay/E. 2014/144 · K. 2014/307
DanıştayVergi Dava Daireleri Kurulu Kararları

Esas No:2014/144 Karar No:2014/307

E. 2014/144K. 2014/30730 Nisan 2014
kanuni temsilcilerin sorumluluğulimited şirket ortaklarının sorumlulukları
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Vergi borcunun şirketten tahsilinin olanaksız olduğunun tespit edilmesi halinde vergilendirme ile ilgili ödevleri yerine getirmekle sorumlu bulunmasına karşın bu ödevleri yerine getirmeyen kanuni temsilcilerin takip edilmesi gerektiği ve şayet kanuni temsilcinin varlığından da vergi borcu tahsil edilemezse ancak, bu aşamada ortağın takip edilmesinin mümkün olduğu hakkında.

Karar Metni

11. Daire 2014/144 E. , 2014/3979 K.

"İçtihat Metni"

T.C. D A N I Ş T A Y ONBİRİNCİ DAİRE Esas No: 2014/144 Karar No: 2014/3979

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … Vekili : … Karşı Taraf (Davalı) : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:… K:… sayılı kararın; davacı tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hâkimi : … Düşüncesi : Uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargı görevli bulunduğundan, İdare Mahkemesince davanın görev yönünden reddi yolunda verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: Dava, 1992-2008 yılları arasında polis memuru olarak görev yapan davacının, malul aylığı bağlanması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince; davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı, Mahkeme kararının, hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesinde; "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." kuralına yer verilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un "5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri başlığını taşıyan Geçici 4. maddesinin 2. fıkrasında ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı kurala bağlanmıştır. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesinde yer alan “bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür" tümcesinin Anayasa’nın 2., 37., 125., ve 155. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle tümcenin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 25.1.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.12.2011 tarihli ve E:2010/65, K:20117169 sayılı kararıyla; anılan maddenin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verilmiş; ancak, 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce statüde bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileriyle ilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devam edeceğinin açık olduğu gerekçesine ...

Benzer Kararlar

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2010/9949 · K. 2013/3284

11 Nisan 2013

DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

E. 2004/2180 · K. 2005/182

9 Şubat 2005

DanıştayDanıştay 3. Daire Kararları

E. 2001/4121 · K. 2002/2776

17 Eylül 2002

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2007/92 · K. 2007/584

22 Şubat 2007

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2010/9101 · K. 2012/4583

13 Eylül 2012

DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

E. 2007/150 · K. 2007/2139

19 Haziran 2007