Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Danıştay/E. 2007/92 · K. 2007/584
DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

Esas No:2007/92 Karar No:2007/584

E. 2007/92K. 2007/58422 Şubat 2007
kanuni temsilcilerin sorumluluğu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Ödenmesi istenilen vergi borçlarının büyük bir kısmı her ne kadar davacının yöneticilik yaptığı dönemi kapsamakta ise de, davacının sorumluluğu yöneticiliği döneminde beyanname verilmemesi, beyan edilen bir borcun ödenmemesi veya yapılan inceleme sonucu eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde sözkonusu olabileceğinden, davacının, kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesinden sonra görev yapan yöneticilerin defter belge ibraz etmeme eyleminden sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan borçlu şirketten alınamayan vergi ve cezaların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde ve bu ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı kısmen kabul eden vergi mahkemesi kararında isabet görülmediği hakkında.

Karar Metni

9. Daire 2007/92 E. , 2007/584 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2007/92 Karar No: 2007/584 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar : 1) … Vekilleri : …. 2) Merter Vergi Dairesi Müdürlüğü - İSTANBUL İstemin Özeti : ... A. Ş.nden tahsil edilemeyen vergi borçlarının, bu şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, davacıdan istenilen vergi borçlarının 1996/Mart-Aralık dönemlerine ilişkin olduğu, davacının ise 28.11.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketteki kanuni temsilciliğinin sona erdiği, bu tarihten itibaren sözkonusu şirket ile herhangi bir ilişkisinin ve sorumluluğunun kalmadığı, ancak daha önceki dönemlere ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu, borçlu şirket nezdinde yapılan araştırmalar sonucu herhangi bir mal varlığına, hak ve alacağına rastlanılmadığından ve tüm takip yolları tüketilmesine rağmen kamu alacağının ilgili şirketten tahsil edilemediği açık olduğundan, ödeme emirlerinin 1996/Mart-Ekim dönemlerine ait vergi borçlarına ilişkin kısmında davacının sorumluluğu bulunduğundan isabetsizlik görülmediği, ancak, davacı 28.11.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketteki kanuni temsilciliği görevinden ayrıldığından ve bu tarihten sonra şirket adına beyanname verme ve ödeme yapma hak ve yetkisi kalmadığından, ödeme emrinin 1996/Kasım, Aralık dönemlerine ait vergi borçlarına ilişkin kısmında isabet görülmediği gerekçesiyle kısmen kabul eden ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacı tarafından; kendisinin şirketin kanuni temsilci liği görevinden 28.11.1996 tarihinde ayrıldığı, dava konusu ödeme emirleri içeriği vergi borçlarının, asıl borçlu şirketin 1996 yılına ait defter ve belgelerinin ibraz edilmemesi nedeniyle istenildiği, ancak defter ve belgelerin yeni yönetimden 21.1.1998 tarihinde istenildiği, yeni yönetimin bu belgeleri ibraz etmemesi fiilinden kendisinin sorumlu tutulamayacağı, kaldı ki borçlu şirketten vergi borçlarının tahsili amacıyla tüm takip yollarının da tüketilmediği, davalı idare tarafından ise; ödeme emirlerinin aynen onanmasının icap ettiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir. Davacı tarafından ise; karşı taraf temyiz isteminin reddi gerekeceği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı …'nın Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Davacı kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesinden sonraki yöneticilerin defter belge ibraz e...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 17

Duruşma:

OtomatikKanun

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 49

Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar:41

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 10

Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 102

(Değişik: 28/11/2017-7061/17 md.)

İlgili Mevzuat

§

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, Madde 102

(Değişik: 28/11/2017-7061/17 md.)

§

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, Madde 10

Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel

§

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Madde 49

Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar:41

§

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Madde 17

Duruşma:

Benzer Kararlar

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2009/588 · K. 2012/3021

24 Mayıs 2012

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2008/177 · K. 2009/2410

9 Haziran 2009

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2010/9101 · K. 2012/4583

13 Eylül 2012

DanıştayDanıştay 3. Daire Kararları

E. 2008/2387 · K. 2011/4625

12 Eylül 2011

DanıştayDanıştay 7. Daire Kararları

E. 2016/14436 · K. 2017/9642

18 Aralık 2017

DanıştayDanıştay 3. Daire Kararları

E. 2001/4121 · K. 2002/2776

17 Eylül 2002