Tüzel kişilerin vergi borçlarından dolayı kanuni temsilcilerin sorumlu tutulabilmeleri için sorumluların takip edilmesine rağmen vergi alacağının tahsil edilememiş olmasının yanı sıra tüzel kişinin aciz halinde bulunmasının da şart olduğu hk.
7. Daire 2000/4154 E. , 2002/2776 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No: 2000/4154 Karar No: 2002/2776 Temyiz İsteminde Bulunan: Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ...- ... Vekili : Av. ... - Av. ... İstemin Özeti : Murisin sağ olduğu döneme ait olup, mirasçılar tarafından, veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesinden sonra öğrenilen ve beyan dışı kalmış menkul kıymetler için pişmanlıkla verilen ikinci beyannamede gösterilen borca isabet eden verginin tecil isteminin reddine dair işlemi; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 13'üncü maddesine göre, murisin sağlığında icra dairesine veya mahkemeye intikal etmiş ve takip edilmekte olan ve beyannamede açıkça gösterilen murise ait borçların vergilerinin, tahakkuk ettirilip, icra dairesi veya mahkemenin vereceği kesin karara kadar tecil olunacağı, olayda, muris ... tarafından imzalanmış senet muhteviyatı borcun tahsili için davacılar adına takibe geçilmesi üzerine, konunun, böyle bir borcun olmadığı iddiası ile, adli mahkemeye intikal ettiğinin ve bu davaların henüz sonuçlanmadığının anlaşıldığı, davacılarca adli yargıda açılan davaların kaybedilmesi halinde, intikal eden servetin söz konusu miktar kadar azalacağında da kuşku bulunmadığı, hal böyle olunca, murisin ölümünden sonra ortaya çıkmış bile olsa, anılan borca isabet eden verginin sözü edilen davaların sonuçlanmasına kadar tecil edilmesi icap ettiği gerekçesiyle iptal eden ... Vergi Mahkemesinin ... günlü ve E:...; K:... sayılı kararının; 7338 sayılı Kanuna göre, murisin ölüm tarihine kadarki döneme ait ihticaca salih vesaika müstenit borçlarına isabet eden verginin tecil edilebileceği, oysa olayda, söz konusu borcun dayandığı senedin gerçeği yansıtmadığı konusunda uyuşmazlık çıktığının ve konunun adli yargıya intikal ettirildiğinin ve dolayısıyla anılan bononun ihticaca salih olmadığının davacılarca da kabul edildiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ...'nın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dosyanın incelenmesinden; 23.3.1998 tarihinde vefat eden muristen intikal eden mallara ilişkin olarak 30.11.1998 tarihinde verilen veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ardından, 30.11.1999 tarih...