Cezalı vergi ve fon payına ait ihbarnamelerin ilÂnen tebliğinin hukuka uygunluğu incelendikten sonra karar verilmek üzere kararı bozulan vergi mahkemesinin, bozma kararının gerektirdiği inceleme yapıldıktan sonra verdiği kararın ısrar kararı niteliğini taşımadığı hakkında.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 2008/49 E. , 2009/202 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 2008/49 Karar No: 2009/202 Temyiz Eden: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ... Limited Şirketi İstemin Özeti: Dava, 2000 takvim yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesini ve geçici vergi beyannamelerini vermemesi nedeniyle davacı adına takdir komisyonu kararına dayanılarak resen salınan cezalı vergiler ve fon payının kesinleşmesi ve vadesinin geçmesine karşın ödenmemesi üzerine gecikme faiziyle birlikte tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır. Davayı inceleyen ...Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E: ..., K:... sayılı kararıyla; vergisi ihtilaflı 2000 döneminden önceki ve sonraki dönemlere ait bütün beyannamelerin matrahsız verildiği, idarece bu beyanlar aynen kabul edilerek tahakkuk fişi düzenlendiği, 2000 vergilendirme döneminde elde edilen kazanç hakkında yapılmış somut bir tespit bulunmadığından, vergilendirilmesi gereken bir kazanç olmadığının anlaşıldığı, davacı iddiaları, borcun bulunmadığı iddiası kapsamında değerlendirildiğinde düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerini iptal etmiştir. Vergi İdaresinin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi, 27.3.2007 günlü ve E:2006/1595,K:2007/780 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Yasanın 58'inci maddesine göre kamu alacağının esasına ilişkin iddiaların tahsilat safhasında ileri sürülmesine ve incelenmesine olanak bulunmadığı, kamu alacağının tahsili safhasında yargı yerinde yalnızca tahsilata ilişkin idari işlemdeki hukuka aykırılıkların araştırılıp incelenebileceği, davaya konu edilmeden kesinleşmiş idari işlemlerin uygulanmasını sağlamak üzere tesis edilen yeni işlemler nedeniyle açılan davalarda kesinleşmiş hukuki durumların yeniden ele alınarak incelenemeyeceği, şirketin ticari faaliyetinin bulunmadığı yolundaki iddianın da ancak tarhiyata karşı açılan davada incelenebilecek nitelikte olduğu, ödeme emirlerine konu olan vergi ve cezaların kamu alacağı niteliği kazanması; vergilendirmeye ilişkin ihbarnamelerde yer alan vergi ve cezaların duyurulmasına rağmen dava konusu yapılmaksızın, yapılmışsa yargı yeri kararı uyarınca kesinleşmesiyle oluştuğundan, bu şekilde kesinleşen kamu alacağını vadesinde ödemeyen mükelleflere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri ihtarını içeren ödeme emrine karşı açılan davalarda öncelikle, ödeme emriyle cebren takibine başlanan vergi ve cezaların usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin tespiti, vergi ve ceza ihbarnamelerinin posta vasıtası veya memur eliyle değil de ilan yoluyla duyurulduğu durumlarda ise bu duyurunun yasal koşullarının gerçekleştiği ve vergi ve ceza miktarlarına göre ilanın, Vergi Usul Kanununun 104'üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) işaretli bendine uygun yapılıp yapılmadığının da belirlenmesi gerektiği, davacı adına 2000 takvim yılı için yapılan vergilendirmeye ilişkin vergi ve ceza ihbarnamesinin ilan yoluyla duyurulduğu tartışmasız ...