Vergi usul kanununda, muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilen mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa, yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan olmazsa, ilanen tebligat yoluna gidileceği kurala bağlanmış olduğundan, dava konusu olayda davacı şirketin ve temsilcilerinin bilinen adreslerinde tebligat yapılamadığı açık olup, ihbarnamelerin ilanen tebliğ edilmesinde ve ilan yoluyla tebliğ edilerek tahakkuk ettirilen ancak vadesinde ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2003/132 K. 2003/388 T. 17.10.2003 BİLİNEN ADRESLER İLAN YOLU İLE TEBLİGAT VERGİ USUL KANUNUNDA, MUHATABIN ADRESİ HİÇ BİLİNMEZSE, MUHATABIN BİLİNEN ADRESİ YANLIŞ VEYA DEĞİŞMİŞ OLUR VE BU YÜZDEN GÖNDERİLEN MEKTUP GERİ GELİRSE, BAŞKACA SEBEPLERDEN DOLAYI POSTA İLE TEBLİĞ YAPILMASINA İMKAN BULUNMAZSA, YABANCI MEMLEKETLERDE BULUNANLARA TEBLİĞ YAPILMASINA İMKAN OLMAZSA, İLANEN TEBLİGAT YOLUNA GİDİLECEĞİ KURALA BAĞLANMIŞ OLDUĞUNDAN, DAVA KONUSU OLAYDA DAVACI ŞİRKETİN VE TEMSİLCİLERİNİN BİLİNEN ADRESLERİNDE TEBLİGAT YAPILAMADIĞI AÇIK OLUP, İHBARNAMELERİN İLANEN TEBLİĞ EDİLMESİNDE VE İLAN YOLUYLA TEBLİĞ EDİLEREK TAHAKKUK ETTİRİLEN ANCAK VADESİNDE ÖDENMEYEN AMME ALACAĞININ TAHSİLİ AMACIYLA ÖDEME EMRİ DÜZENLENMESİNDE YASAYA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 213/md. 101 , 103 İstemin Özeti : Davacı şirketin 1994 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen rapora dayalı gelir ( stopaj ) vergisi, fon payı ve ağır kusur cezası ile ilgili ihbarname şirketin, şirket müdürünün ve diğer ortakların bilinen adreslerinde bulunamaması üzerine ilanen tebliğ edilmiş ve süresinde ödeme yapılmaması nedeniyle gecikme faizli olarak tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenip, şirket yetkilisine vergi dairesinde tebliğ edilmiştir. ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve ... sayılı kararıyla; ihbarnamelerin, şirketin ... adresiyle, şirket temsilcisinin ... adresi ve diğer ortakların bilinen adreslerinde posta aracılığı ile değil de memur eliyle tebliğ edilmeye çalışıldığı ve tebligat yapılamadığından bahisle ilanen tebliğ edildiği, dava konusu ödeme emrinin ise şirket temsilcisine ... ve işyeri adresi olan ... adresleri yazılmak suretiyle vergi dairesinde tebliğ edilmesi karşısında, ihbarnamenin aynı adrese tebliğ edilememesi usulsüz olduğundan, kesinleşmeyen amme alacağının ödeme emri ile tahsili yoluna gidilmesinde isabet görülmediği, vergi alacağının vergi kanunlarında gösterilen matrah ve oranlar üzerinden hesaplanıp yasal sürede tebliğ edilmemesi durumunda zamanaşımına uğrayacağı, Vergi Usul Kanununun 114 üncü maddesine göre bu sürenin beş yıl olduğu, olayda ödeme emrinin tebliğ aşamasında dava konusu amme alacağının zamanaşımına uğradığı, gerekçesiyle ödeme emrini iptal etmiştir. Vergi dairesi başkanlığının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi 22.5.2002 günlü ve E:2002/227, K:2002/2126 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 103 üncü maddesinde, muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilen mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa, ilanen tebligat yapılacağının hükme bağlandığı, dava konusu olayda ... tarihli ihbarnamelerin davacı şirketin ve ortaklarının bilinen adreslerinde tebliğ edilememesi üzerine ... tarihinde ilanen tebliğ yoluna gidildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 101 inci maddesinde bilinen adresler, işe başlamada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yok...