Özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için ceza gerektiren eylemin ve eylemle fail arasındaki bağlantının açıklıkla saptanması ve eylemin bütün unsurlarıyla ortaya konulması gerektiği hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2002/237 K. 2002/414 T. 8.11.2002 ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI KESİLEBİLMESİ İÇİN CEZA GEREKTİREN EYLEMİN VE EYLEMLE FAİL ARASINDAKİ BAĞLANTININ AÇIKLIKLA SAPTANMASI VE EYLEMİN BÜTÜN UNSURLARIYLA ORTAYA KONULMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 353 İstemin Özeti: İnşaat malzemeleri ticaretiyle uğraşan yükümlünün emtia alımlarına ilişkin bir kısım faturanın içeriği itibarıyla yanıltıcı nitelikte olduğundan bahisle katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek adına 1996 yılı Haziran dönemi için kaçakçılık cezalı vergi salınmış, özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Antalya Vergi Mahkemesi 30.5.2000 günlü ve E:1999/642, K:2000/337 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Yükümlünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi 14.2.2001 günlü ve E:2000/3059, K:2001/408 sayılı kararıyla; yükümlü kuruma emtia satan şirket hakkında düzenlenen inceleme raporunda bu şirketin fatura düzenlediği bütün kişi ve kurumların tek tek belirtildiği, bunlar arasında yükümlü kurumun yer almadığının anlaşıldığı, adı geçen şirket yetkilisi nezdinde düzenlenen tutanakta komisyon karşılığı yanıltıcı fatura aldığı belirtilen mükellefler hakkında bir işlem yapılması gerekirken, anılan firma ile bu dönemde alışveriş yapıp fatura aldığı varsayımından yola çıkılarak yapılan tarhiyatta ve kesilen cezalara karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma kararına uymayan Antalya Vergi Mahkemesi 5.6.2001 günlü ve E:2001/369, K:2001/414 sayılı kararıyla; olayda, eleştiri konusu faturaların 213 sayılı Yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olduğu, sevk irsaliyesine dayalı olarak düzenlenen faturaların gerçek bir mal hareketinin varlığını doğrular nitelikte olduğu, fatura bedellerinin tahsilat makbuzlarıyla ödendiğinin anlaşıldığı, ancak davacı şirkete emtia satmış görünen şirket nezdinde düzenlenen inceleme raporundaki şirket yetkilisinin beyanından, aralarında davacı şirketin de bulunduğu çok sayıda gerçek ve tüzel kişiye yapılan satışların gerçek anlamda bir mal hareketini temsil etmediği ve faturalarda belirtilen tutarların tahsil edilmediğinin anlaşıldığı, irsaliyelerde görülen taşıt araçlarına ait plaka numaralarının yarısının hususi otolara ait olduğu, diğer yarısının ise ortalama 40 tonluk demir emtiasını taşıyacak kapasitede olmadığı, ödemelerin nakden yapıldığını gösteren tahsilat makbuzları bulunuyorsa da, ticari teamüle uygun düşmeyen ve bugün için dahi yüksek sayılabilecek ödemelerin elden yapılmış olması gerçekçi görülmediğinden katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, gerçek bir mal hareketine dayanmayan emtia alımına ilişkin faturanın malı satan gerçek veya tüzel kişiden alınmamış olması nedeniyle 213 sayılı Yasanın 353 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında da isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle kararında direnmiştir. Yükümlünün temyiz başvurusunu inceleyen...