DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2020 KARAR TARİHİ : 21/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 29/12/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş.nin ... yayın sahibi olduğunu, 12.09.2015 tarihinde ...'nin internet sitesinde yayınlanan ...'dan Sert Yalanlama başlıklı haberin içeriğinde davacı şirket hakkında kişilik haklarını ihlal eder nitelikte ifadeler içeren asılsız bir haber yapıldığını, haberde ..., sık sık iftira, çarpıtma ve yalan haberleriyle gündeme gelen ... gazetesinde yer alan bir haberi sert ifadelerle yalanladı. gibi ifadeler kullanılarak davacı şirketin sahibi olduğu ... 'nin sürekli olarak iftira ve yalan haberlerin yayınlandığı bir gazete olarak gösterilmeye çalışıldığını, bu iddiaların hiçbir...
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/716 Esas KARAR NO : 2023/199
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2020 KARAR TARİHİ : 21/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 29/12/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş.nin ... yayın sahibi olduğunu, 12.09.2015 tarihinde ...'nin internet sitesinde yayınlanan ...'dan Sert Yalanlama başlıklı haberin içeriğinde davacı şirket hakkında kişilik haklarını ihlal eder nitelikte ifadeler içeren asılsız bir haber yapıldığını, haberde ..., sık sık iftira, çarpıtma ve yalan haberleriyle gündeme gelen ... gazetesinde yer alan bir haberi sert ifadelerle yalanladı. gibi ifadeler kullanılarak davacı şirketin sahibi olduğu ... 'nin sürekli olarak iftira ve yalan haberlerin yayınlandığı bir gazete olarak gösterilmeye çalışıldığını, bu iddiaların hiçbir gerçekliğinin bulunmadığını, aynı şekilde haberin içeriğinde yer alan ve iftira niteliği taşıyan ifadeleri de hiçbir süzgeçten geçirmeden olduğu gibi yayınlamasının gazetecilik meslek etiğiyle de bağdaşmadığını, ... 'nin... tarihinde kurulduğunu, o günden bu güne tarafsız ve bilinçli haberciliği ile geniş kitlelere hitap ettiğini, güvenilirliğinin oldukça yüksek bir gazete olduğunu, davacı şirkete ait ... 350.000'leri aşan trajı ve aynı oranda internetten okunma sayısı ile başarısını ve doğru haberciliğini kanıtladığını, basın yolu ile kişilik hakkı ihlâli ile kamunun haber almadaki yararı karşı karşıya geldiğinde, hangisinin korunmaya değer olduğunun her somut olaya göre ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, bu değerlendirme yapılırken bir haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi için doktrinle ve içtihatlarla oluşturulmuş ölçütlerin, görünür gerçeklik, güncellik, kamusal ilgi, biçim ve içerik arasındaki düşünsel bağ olduğunu, bu ölçütlerden ilki olan görünür gerçeklik kavramının, basına dilediğince hareket etme özgürlüğü de tanımadığını, somut olayda yapılan haberde ...'nın, ... hakkında yaptığı açıklamanın haberleştirilmesinin görünür gerçeklik özelliğini taşımadığını, ...'nin bu haberi yalın bir şekilde yayınlamak yerine sınırlarını ciddi bir şekilde aşarak davacı şirketin bünyesinde bulunan ...'ne ciddi ithamlarda bulunduğunu, dava konusu haberde ...için ..., sık sık iftira, çarpıtma ve yalan haberleriyle gündeme gelen ... yer alan bir haberi sert ifadelerle yalanladı. gibi ifadeler kullanılarak haber yapmanın ötesinde adeta bir karalama kampanyası yapıldığını, diğer bir ölçüt olan konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık ilkesinde ise, kullanılan ifadeler, haberin sunuluş yerinin, ifadelerin vurgusu ile bu haberin verilme amacında da uyum olması gerektiği anlamına geldiğini, ancak dava konusu haberde, bu şartın kesinlikle sağlanmadığını, haberin konusunun ...'nın, ... hakkında yapmış olduğu açıklamalar olmasına rağmen yalnızca haberi yayınlamak yerine ... tarafından k...