Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2018/810 · K. 2019/381
Bölge Adliye MahkemesiSamsun Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/810 K. 2019/381

E. 2018/810K. 2019/38117 Nisan 2019
bilirkişi raporukredi sözleşmesiiademenfi tespitkefalet sözleşmesitespit davasısebepsiz zenginleşmeyasal süregörevli mahkemeistirdatsatış sözleşmesitüketici kredisibilirkişi incelemesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği 02/09/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin 23/01/2014 tarihinde dava dışı ...'nın davalı bankadan kullandığı 43.750,00 TL krediye kefil olduğunu, iş bu kredinin 19/03/2015 tarihinde asıl borçlu tarafından tamamının ödenerek kapatıldığını, müvekkili tarafından da aynı tarihte davalı bankaya noter aracılığıyla ihtarname ile kefillikten istifa ettiğini bildirdiğini ve söz konusu ihtarnamenin davalı bankaya 23/03/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, hal böyle olmakla beraber davalı bankanın dava dışı ...'nın aynı tarihte 30.000,00 TL kredi kullandırdığını ve müvekkilini de bu şekilde iş bu krediye de kefil yapmaya çalıştığını, müvekkilinin iş bu ikinci kredi nedeniyle icra tehdidi altında davalı bankaya 29.565,00 TL ödeme yaptığını, oysaki...

Karar Metni

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/810 Esas - 2019/381 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/810 KARAR NO : 2019/381

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 02/09/2015 KARAR TARİHİ : 17/04/2019 KARAR YAZIM T.: 26/04/2019 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği 02/09/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin 23/01/2014 tarihinde dava dışı ...'nın davalı bankadan kullandığı 43.750,00 TL krediye kefil olduğunu, iş bu kredinin 19/03/2015 tarihinde asıl borçlu tarafından tamamının ödenerek kapatıldığını, müvekkili tarafından da aynı tarihte davalı bankaya noter aracılığıyla ihtarname ile kefillikten istifa ettiğini bildirdiğini ve söz konusu ihtarnamenin davalı bankaya 23/03/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, hal böyle olmakla beraber davalı bankanın dava dışı ...'nın aynı tarihte 30.000,00 TL kredi kullandırdığını ve müvekkilini de bu şekilde iş bu krediye de kefil yapmaya çalıştığını, müvekkilinin iş bu ikinci kredi nedeniyle icra tehdidi altında davalı bankaya 29.565,00 TL ödeme yaptığını, oysaki müvekkilinin kefaletinin dava dışı ...'nın kullandığı ilk krediye yönelik olduğunu ve kredinin ödenmesi ile de kefaletinin sona erdiğini, ikinci kredi nedeniyle her hangi bir sorumluluğunun olmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödediği 29.565,00 TL'nin tarafına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 09/11/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın dilekçesinde menfi tespit istemli olarak davasını ikame ettiğini bildirdiğini ancak netice ve talep kısmında alacak talep ettiğini, bu halde davanın konusunun belli olmadığını, davanın konusu istirdata dayanıyor ise görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalının kefaletinin sona ermediğini, davacının kefaletten vazgeçmesine ilişkin ihtarnamenin dava dışı ...'ya 30.000,00 TL kredi kullandırıldıktan sonra ulaştığını, öncesinde taraflarına tebliğ edilmiş herhangi bir bildirim olmadığını, bu itibarla kullandırılan krediden davacının kefil olarak sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 16/10/2015 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle;borcun kaynağının genel kredi sözleşmesi olduğunu, ticari kredi niteliğindeki genel kredi sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın ticari dava vasfında olduğunu dolayısıyla Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, taleplerinin haksız olarak kendilerinden alınan paranın iadesi ve borçlu olmadıklarının tespiti olduğunu, söz konusu kredide müvekkilinin müteselsil kefil alındığını, fakat müvekkilinin evli ve eşinin rızasının başka bir şubeden ve sonra alındığını, kefalet sözleşmesi doğduktan sonra alınmış olan muvafakatin bir geçerliliğinin söz konusu olmadığını, davalının cevap dilekçesinde kendilerine herhangi bir ihtar gelmediği yönü...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 598

I. Kanun gereğince

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 599

II. Kefaletten dönme

Benzer Kararlar

Bölge Adliye MahkemesiSamsun Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/798 · K. 2019/510

23 Mayıs 2019

Bölge Adliye MahkemesiSamsun Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/236 · K. 2019/407

30 Nisan 2019

Bölge Adliye MahkemesiSamsun Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/714 · K. 2019/481

16 Mayıs 2019

Bölge Adliye MahkemesiSamsun Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/794 · K. 2019/470

14 Mayıs 2019

Bölge Adliye MahkemesiSamsun Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/472 · K. 2019/394

25 Nisan 2019

Bölge Adliye MahkemesiSamsun Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2018/345 · K. 2019/378

16 Nisan 2019