Vergi usul kanununa göre kendilerine inceleme yetkisi verilmiş olanlar tarafından mükelleflerin veya sorumlularının kayıt ve işlemlerinin incelenmesi sırasında yine vergi usul kanununun 344 ve 359'uncu maddelerinde belirtilen hallerin mevcudiyeti durumunda inceleme elemanlarınca yapılacak ilk hesaplara göre tespit edilecek tutar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenebileceği hk.
Danıştay 9. Daire E. 2008/761 K. 2009/236 T. 28.1.2009 TEMİNAT İSTEME VERGİ ZİYAI VE CEZASI VERGİ USUL KANUNUNA GÖRE KENDİLERİNE İNCELEME YETKİSİ VERİLMİŞ OLANLAR TARAFINDAN MÜKELLEFLERİN VEYA SORUMLULARININ KAYIT VE İŞLEMLERİNİN İNCELENMESİ SIRASINDA YİNE VERGİ USUL KANUNUNUN 344 VE 359'UNCU MADDELERİNDE BELİRTİLEN HALLERİN MEVCUDİYETİ DURUMUNDA İNCELEME ELEMANLARINCA YAPILACAK İLK HESAPLARA GÖRE TESPİT EDİLECEK TUTAR ÜZERİNDEN TAHSİL DAİRELERİNCE TEMİNAT İSTENEBİLECEĞİ HK. 213/md. 344 , 359 6183/md. 9 İstemin Özeti: Davacı şirketten teminat istenilmesine ilişkin 23.1.2007 tarih ve B.071.GİB.4.35.80.31/1013 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun "Teminat İsteme" başlıklı 9. maddesinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 344'üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359'uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenebileceği, Türkiye'de ikametgahı bulunmayan amme borçlusunun durumu, amme alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesinin kendisinden teminat isteyebileceğinin hükme bağlandığı, dosyasının incelenmesinden, davacı şirket hakkında .... Tic. Ltd. Şti. ile .... San. Tic. Ltd. Şti.'nden mal ve hizmet karşılığı olmaksızın, sahte fatura alarak ilgili dönemlerde haksız yere katma değer vergilerini indirim konusu yaptığından bahisle vergi inceleme raporu düzenlendiği, söz konusu raporun tanzim edilmiş olması sebebiyle de dava konusu teminat isteme işleminin tesis edildiği, vergi inceleme elemanı tarafından ise teminat isteme yolunda herhangi bir talebin bulunmadığının anlaşıldığı, bu itibarla, yukarıda anılan Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında, teminatın ancak vergi incelemesini yapan denetim elemanı tarafından ilk hesaplamalara göre belirtilen miktar üzerinden istenebileceği, 2 fıkrasında ise, Türkiye'de ikametgahı bulunmayan amme borçlusunun, amme alacağının tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesinin teminat isteyebileceği belirtildiğinden, 2. fıkranın mefhumu muhalifinden tahsil dairesinin Türkiye'de ikametgahı bulunanlardan kendiliğinden teminat isteyemeyeceği sonucunun çıktığı, bu durumda, davacının ikametgahının Türkiye'de bulunması ve vergi inceleme elemanı tarafından teminat istenmesi yolunda herhangi bir talep olmaması karşısında davalı idare tarafından kendiliğinden tesis edilen teminat isteme işleminde hukuka uyarlılık görülmediği, kaldı ki 1 No.lu Tahsilat Genel Tebliğinin Teminat Hükümlerine ilişkin kısmında, 213 sayılı Kanunun 135'inci maddesiyle kendilerine inceleme yetkisi verilmiş bulunanlar tarafından mükelleflerin veya sorumluların kayıt ve işlemlerinin incelenmesi sırasında 213 sayılı Kanunun 344 ve 359'uncu maddelerinde sayılan hallerin tespit edilmesi nedeniyle bir amme alacağı salınması için...