Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2016 yılında müvekkili şirketle davalı şirket ticari bir anlaşma yapmış olup bu anlaşma gereği müvekkil şirketin davalı şirketten boru alımı yapılması için anlaşma yaptığını, sözleşme konusu para olduğundan ve bölünebildiğinden, ... 10.Ticaret Mahkemesi 2021/43 Esas sayılı dosya üzerinden dava açıldığı, 37.000 Amerikan Dolarının-talep edilmeyen kısmı için 35.000 Amerikan Doları - kısmı için bilirkişi raporları gelene kadar bir hak kaybı oluşmaması ve faizin işlemesi ve müvekkilinin tacir olduğundan iade edilmeyen paradan dolayı uğradığı müsbet zararın hesaplanarak müvekkile ödenmesi için ve başkaca hak kayıplarının oluşmaması için bu davayı açtıklarını, davacının sözleşme gereği ödemelerini yaptığını, müvekkili şirketin ihracat yaptığı Ülke...
T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/283 Esas - 2022/452 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2021/283 Esas KARAR NO : 2022/452
HAKİM :... KATİP :....
DAVACI.... DAVALI .... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 03/05/2021 KARAR TARİHİ : 10/06/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/07/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2016 yılında müvekkili şirketle davalı şirket ticari bir anlaşma yapmış olup bu anlaşma gereği müvekkil şirketin davalı şirketten boru alımı yapılması için anlaşma yaptığını, sözleşme konusu para olduğundan ve bölünebildiğinden, ... 10.Ticaret Mahkemesi 2021/43 Esas sayılı dosya üzerinden dava açıldığı, 37.000 Amerikan Dolarının-talep edilmeyen kısmı için 35.000 Amerikan Doları - kısmı için bilirkişi raporları gelene kadar bir hak kaybı oluşmaması ve faizin işlemesi ve müvekkilinin tacir olduğundan iade edilmeyen paradan dolayı uğradığı müsbet zararın hesaplanarak müvekkile ödenmesi için ve başkaca hak kayıplarının oluşmaması için bu davayı açtıklarını, davacının sözleşme gereği ödemelerini yaptığını, müvekkili şirketin ihracat yaptığı Ülke ödemelerini göndermeyince davacının ekonomik kriz yaşadığını, bu durumun davalı tarafa bildirildiğini, sözleşme ile ilgili 37.000 Amerikan Dolarına denk gelen ödemenin iade edilmesinin istendiğini, davalının ödenen bedeli iade etmediğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak yasal faizi ile 37.000 Amerikan dolarının dava konusu yapılan kısmı hariç 290.000 TL 35.000 Amerikan Doları asıl alacak ve 1.000 TL müspet zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davalı şirketten müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ürünleri sattığı ülke ile sıkıntı yaşadığı için kendisi için özel olarak üretilen ve başka hiçbir yerde kullanılamayacak olan ürünleri teslim almaktan imtina ettiğini, davacının son siparişine ait ürünler halen teslime hazır halde davalıya ait Kazan fabrikasında muhafaza edildiğini, davanın müspet zarar tahsili talebiyle açıldığını, ancak davalının sözleşme gereğince temerrüdü söz konusu olmadığını ve davacının da bu yönde bir iddiasının bulunmadığını, görüldüğü üzere davacının davalıdan müspet zarar talep edemeyeceğini ve neticede davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında imzalanmış sözleşme uyarınca davalının davacıya borcu para borcu olmayıp, sipariş etttiği ürünleri üretip teslim etme borcu olduğunu, davalının bu ürünleri 2016 yılında üretmiş ve defalarca görüşülmesine rağmen davacı tarafından teslim alınmamış, hali hazırda da davacının teslim alması için depolarında beklettiğini, davacı TBK m. 106 kapsamında temerrüt halinde olduğunu, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararları davacıdan tazmin hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın zamanaşımından ve esastan reddine, yargıl...