Şirketten tahsil olanağı kalmadığı saptanan kamu alacağının öncelikle kanuni temsilcinin mal varlığından aranılması, buna rağmen tahsil edilemediği takdirde hisseleri oranı ile sınırlı olmak üzere şirket borcunun ilgili olduğu dönemde şirkete ortak olan ortakların takibe alınması gerekirken, ilgili dönemde kanuni temsilci sıfatı taşımadığı ihtilafsız olan davacının takibe tabi tutulmasında yasal isabet görülmediği hakkında.
Danıştay 9. Daire E. 2007/4131 K. 2009/136 T. 22.1.2009 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU ŞİRKETTEN TAHSİL OLANAĞI KALMADIĞI SAPTANAN KAMU ALACAĞININ ÖNCELİKLE KANUNİ TEMSİLCİNİN MAL VARLIĞINDAN ARANILMASI, BUNA RAĞMEN TAHSİL EDİLEMEDİĞİ TAKDİRDE HİSSELERİ ORANI İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE ŞİRKET BORCUNUN İLGİLİ OLDUĞU DÖNEMDE ŞİRKETE ORTAK OLAN ORTAKLARIN TAKİBE ALINMASI GEREKİRKEN, İLGİLİ DÖNEMDE KANUNİ TEMSİLCİ SIFATI TAŞIMADIĞI İHTİLAFSIZ OLAN DAVACININ TAKİBE TABİ TUTULMASINDA YASAL İSABET GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. 213/md. 10 6183/md. 35 İstemin Özeti: Davacının ortağı olduğu ... Ltd. Şti.'nden tahsil imkanı kalmayan vergi borçlarının şirket hissesi oranındaki kısmının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, borçlu şirketten tahsil edilemeyen 1999-2002 yıllarına ait vergi borçlarının ortak sıfatıyla davacıdan tahsili için hissesi oranında ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, olayda davacının hisselerini 21.06.2002 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini ileri sürdüğü, bu itibarla ara kararı ile anılan hisse devrine ilişkin ticaret sicili gazetesinin istenilmesine rağmen mahkemelerine ibraz edilmediği ve davacının bu iddiasını kanıtlayamadığı görüldüğünden, ortağı olduğu ... Ltd. Şti.'nden tahsil edilemeyen vergi borçlarının şirket hissesi oranındaki kısmının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddeden Vergi Mahkemesinin kararının; söz konusu vergi borcunun zamanaşımına uğradığı, hissenin noter vasıtasıyla devredildiği, borcun ve faizlerinin dökümünün gösterilmediği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Uyuşmazlıkta, davacının ortağı olduğu ... Ltd. Şti.'nden tahsil imkanı kalmayan vergi borçlarının şirket hissesi oranındaki kısmının tahsil amacıyla davacı adına 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden vergi mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle, küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiş, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun limited şirketlerde idare ve temsil yetkisini düzenleyen 540. maddesinde ise, limited şirketlerle ilgili olarak aksi kararlaştırılmış olmadıkça ortakların hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlemlerini idareye ve şirketi temsile yetkili oldukları hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 6183 sayılı Amme Alacakl...