Mükellef kurumun serbest muhasebeci mali müşaviri olan davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri tebligatı çıkarılabilmesi için, ihtilaflı vergi borçlarının asıl borçlularca ödenip ödenmediği veya ne kadarının ödendiği hususlarının da araştırılması gerektiği hakkında.
Danıştay 9. Daire E. 2007/2258 K. 2008/4992 T. 3.11.2008 MALİ MÜŞAVİRE ÖDEME EMRİ GÖNDERİLMESİNİN ŞARTLARI MÜKELLEF KURUMUN SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRİ OLAN DAVACI ADINA MÜTESELSİL SORUMLU SIFATIYLA ÖDEME EMRİ TEBLİGATI ÇIKARILABİLMESİ İÇİN, İHTİLAFLI VERGİ BORÇLARININ ASIL BORÇLULARCA ÖDENİP ÖDENMEDİĞİ VEYA NE KADARININ ÖDENDİĞİ HUSUSLARININ DA ARAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 227 Temyiz İsteminde Bulunan : .... Karşı Taraf : .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti : Muhasebeciliğini yaptığı şirketin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına tanzim ve tebliğ edilen 27.2.2006 tarih ve 924 sayılı ödeme emrine karşı açılan davada; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227'nci maddesi ve bu maddenin verdiği yetkiye dayalı olarak Maliye Bakanlığınca yayımlanan 4 sıra nolu Genel Tebliğin V/B bendi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, serbest muhasebeci ve serbest muhasebeci mali müşavirler için öngörülen sorumluluk çerçevesinde müşterek ve müteselsil sorumlu olarak haklarında takibata geçilebilmesi için ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezaların, asıl mükellef açısından miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmesi diğer bir deyimle verginin tahakkukunun yanısıra tüm kanun yollarına başvurulmak suretiyle verginin kesinleşmesi halinde, serbest muhasebeci ve serbest muhasebeci mali müşavirlerden müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında istenmesinin mümkün olacağı olayda, takibe konu vergi alacağının vadesinde ödenmemesi ve dava açılmaması suretiyle kesinleşmesi sonucunda 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 maddesinin 3'üncü bendi uyarınca vergilerin ödeme yapılmamış kısmı üzerinden hesaplanan gecikme faizini de içeren ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının hesabında ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesine ilişkin kuralın Anayasa Mahkemesinin 6.1.2005 gün ve E:2001/3, K:2005/4 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle vergi ziyaı cezasının gecikme faizine ilişkin kısmının terkini icabettiği gerekçesiyle kısmen kabul eden, kısmen reddeden .... Vergi Mahkemesinin 28.9.2006 gün ve E:2006/136, K:2006/476 sayılı kararının; şirket ortakları tarafından bir kısım borçların ödendiği, kendisinin böyle bir borcunun bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti :Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ....'ün Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi : İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek niteli...