Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; davalı yanın kusuru ile gerçekleşen kaza sebebi ile sigortalısına zarar ödemesi yapıldığını beyanla yapılan ödeminin rücusu ile davanın kabulüne yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan halefiyet esasına dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı...
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/230 Esas KARAR NO : 2023/298
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/03/2023 KARAR TARİHİ : 29/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; davalı yanın kusuru ile gerçekleşen kaza sebebi ile sigortalısına zarar ödemesi yapıldığını beyanla yapılan ödeminin rücusu ile davanın kabulüne yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan halefiyet esasına dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca, dava dışı sigortalı adına kayıtlı aracın hasarlanması nedeniyle oluşan hasar bedelinin halefiyet ilişkisine dayalı olarak davalıdan rücuan tahsili talebine yöneliktir. Davacı sigorta şirketi, sigortalısı yerine geçerek dava açmıştır. Davacı şirketin halefi olduğu sigortalının tacir olduğuna dair dosyada bir delilin bulunmadığı, sigortalının tacir olduğu kabul edilse dahi davanın ticari dava olarak kabul edilmesi için bu defa zararın sigortalının ticari işletmesini ilgilendirecek mahiyette olması gerektiği ancak yapılan incelemede sigortalı aracın da bizatihi davacı yanca sunulan delillerden ve sigorta poliçesinden de görüleceği üzere opel astra(sedan) marka olan kullanım türü ve cinsi olarak hususi araç olduğu, hususi araç olduğunun bizatihi akdolunan sözleşmeye de dercedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekir. Nitekim birebir somut uyuşmazlık ile aynı olan yakın zamanda verilen iki tarafın da tacir olduğu, konu ve türün aynı olduğu bir başka dava dosyasının yapılan istinaf incelemesinde iki taraf tacir olmasına rağmen dava dışı sigortalının tacir olmaması sebebiyle görevli mahkemeni...