Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 22.06.2016 tarihinde davalı borçlu şirkette %50 pay sahibi olup yönetim kurulu üyesi iken 14.03.2019 tarihinde payını devrederek yönetim kurulu üyeliğinden çıktığını, bahse konu alacağın ticari işletme ile ilgili olmayıp şahsi alacağına ilişkin olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde ticari davaların genel tanımı yapılarak her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan davaların ticari dava olduğunun belirtildiğini, devam eden fıkrasında, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılacak işler arasında bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve diğer ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan kaynaklanan davalar da sayıldığını,...
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/322 Esas KARAR NO : 2023/94 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 20/05/2021 KARAR TARİHİ : 08/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 22.06.2016 tarihinde davalı borçlu şirkette %50 pay sahibi olup yönetim kurulu üyesi iken 14.03.2019 tarihinde payını devrederek yönetim kurulu üyeliğinden çıktığını, bahse konu alacağın ticari işletme ile ilgili olmayıp şahsi alacağına ilişkin olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde ticari davaların genel tanımı yapılarak her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan davaların ticari dava olduğunun belirtildiğini, devam eden fıkrasında, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılacak işler arasında bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve diğer ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan kaynaklanan davalar da sayıldığını, buna karşılık Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia, fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedeceğini, Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğinin ticari hale getirmeyeceğini, zira Türk Ticaret Kanunun, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğini, bu nedenle davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının davalı borçlu ... A.Ş.'ne kendi nam ve hesabından göndermiş olduğu borca ilişkin .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının takibe 29/08/2019 tarihinde itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davacının davalı tarafa ödenen borcun iadesi hususunda sözlü alarak defalarca uyarıda bulunduğunu, davalı tarafın bahse konu borcunu uzun zaman boyunca ödemekten imtina ettiğini, davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasında yapılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... A.Ş. adı altında kurulduğunu, unvanının 22.06.2016 tarihli değişiklik ile ... San. Ve Tic. A.Ş. olduğunu, şirketin kurucu ortaklarından ... 'e ait %50 hissenin, şirketin unvan değişikliği ile aynı tarihte davacı tarafından devralındığını, davacının bu tarihten şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini bildirir 14.03.2019 tanzim tarihli ihtarname tarihine kadar da bu s...