Tüzel kişilerin mal varlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından tahsil edileceği hakkında.
Danıştay 9. Daire E. 2003/268 K. 2004/4700 T. 23.9.2004 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU TÜZEL KİŞİLERİN MAL VARLIĞINDAN TAHSİL EDİLEMEYEN VEYA TAHSİL EDİLEMEYECEĞİ ANLAŞILAN AMME ALACAKLARININ KANUNİ TEMSİLCİLERİN ŞAHSİ MAL VARLIKLARINDAN TAHSİL EDİLECEĞİ HAKKINDA. 213/md. 10 6183/md. 35 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. .... İstemin Özeti: .... A.Ş.'nin kesinleşen ve şirketten tahsil imkanı bulunmayan vergi borçlarının yönetim kurulu üyesi davacıdan cebren tahsiline yönelik alınan ve 28.7.2000 tarihli 10209 sayılı yazı ile bildirilen ihtiyati haciz kararının iptali istemiyle açılan davayı; 213 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca amme alacağının kanuni temsilcilerden takibinin 6183 sayılı Kanun gereğince ödeme emri ve haciz tatbiki suretiyle yapılacağı 6183 sayılı kanunun mükerrer 35. maddesinde de tüzel kişilerin mal varlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından bu kanun hükümlerine göre tahsil edileceğinin hükme bağlandığı, her iki kanun maddesinde esas amme borçlusu olmayan kanuni temsilciler adına teminat isteme, ihtiyati haciz ve tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanabileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacı adına uygulanan ihtiyati haciz işleminde isabet görülmediği gerekçesiyle kabul eden .... Vergi Mahkemesinin 13.2.2001 tarih ve 2001/455 sayılı kararının; dava konusu ihtiyati haciz işleminin yasal olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: .... Anonim Şirketinin 1997 ve 1998 vergilendirme dönemlerine ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucu yapılan ilk hesaplara göre belirlenen iki milyar lira üzerinden şirketin kanuni temsilcilerinden olan davacı adına uygulanan ihtiyati haciz işlemine karşı açılan davayı kabul eden vergi mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında; Amme borçlusu veya borçlu teriminin; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini vergi sorumlusunu kefili ve yabancı şahıs ve kurum temsilcilerini ifade ettiği belirtilmiştir. Aynı Kanunun uyuşmazlık dönemlerinde yürürlükte bulunan 9. maddesinin 1. fıkrasında Vergi Usul Kanununun 344. maddesinde sayılan kaçakçılık halleriyle mükerrer 347. maddesinin 1 numaralı bendinde belirtilen hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muameleleri başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlara yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenileceği, 13. maddesinde de 9. madde gereğince teminat istenilmesini mucip hallerin mevcut bulunması durumunda hiç bir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla haczin ne suretle yapılacağına dair ...