Tüzel kişilerin mal varlığından tahsil edilemeyen kamu alacağının kanuni temsilcilerden tahsil edileceği hakkında.
Danıştay 7. Daire E. 2000/1138 K. 2000/2034 T. 19.6.2000 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU TÜZEL KİŞİLERİN MAL VARLIĞINDAN TAHSİL EDİLEMEYEN KAMU ALACAĞININ KANUNİ TEMSİLCİLERDEN TAHSİL EDİLECEĞİ HAKKINDA. 6183/md. 35 213/md. 10 Temyiz İsteminde Bulunan: ... Karşı Taraf : ... Mal Müdürlüğü İstemin Özeti : .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı ve müdürü sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; limited şirketlerde kanuni temsilcilerin kendilerine düşen vergisel ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden şirketten tahsil olanağı kalmadığı saptanan kamu alacağının tamamının ödenmesinden sorumlu olacakları ve kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilcilerin mal varlığına gidilebileceği; bu itibarla olayda yasal süresinde ödenmeyen ve yapılan araştırma sonucu şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsil olanağı kalmadığı saptanan kamu alacağı için, uyuşmazlık döneminde şirket müdürü ve ortağı olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin yasal olduğu gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 23.2.2000 gün ve E: 1999/751; K: 2000/156 sayılı kararının; şirketteki hissenin devredildiği, ayrıca ödeme emirlerinin şirketteki hisse oranı gözetilmeden düzenlendiği ileri sürülerek bozulması ve duruşma yapılması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Uyuşmazlık, davacının eski ortağı ve müdürü olduğu limited şirketin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun mükerrer 35'inci maddesine göre davacı adına düzenlenen ödeme emrinden doğmuştur. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun mükerrer 35'inci maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen ve kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükmü yer almış olup, bu maddenin gerekçesinde, yapılan bu düzenlemenin Vergi Usul Kanunu kapsamına girmeyen fiyat farkı, kur farkı, haksız yere alınan ihracatta vergi iadesi, kaynak kullanımını destekleme primi gibi bazı amme alacaklarının asıl borçludan tahsil edilememesi halinde, kanuni temsilcilerin, teşekkülü idare edenlerin mal varlığından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsilini sağlamak amacına yönelik olduğu, kanuni temsilcilerin vergi ve buna bağlı alacaklarının Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesine göre takip edilebilecekleri açıklanmaktadır. Bu hususların birlikte değerlendirilmesinden, kanuni temsilcilerin, Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergi ve buna bağlı alacakların ödenmesinden bu kanunun 10'uncu maddesine göre, diğer amme alacakların ödenmesinden de 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35'inci maddesine göre sorumlu ol...