Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan 18/10/2018 tarihli dava dilekçesinden özetle; Müvekkillerinin şirket ortağı ...'in 07.07.2010 yılında vefat etmesi üzerine yasal mirasçıları olarak, şirketin ortağı olduklarını, ... ile ...'in merhumun diğer yasal mirasçıları olduğunu, ... ile müşterek çocukları oldukları gibi reşit olamamaları nedeniyle yasal temsilcilerinin hala müvekkili ... olduğunu, bu haliyle müvekkillerinin tescil tarihi olan 11.08.2010 tarihi itibari ile davalı şirketin yarı hissesine sahipleri olduğunu, Şirketin diğer yarı hissesine sahip olan ve şirket müdürü olarak görünen ...'in müvekkilleri şirketin her alanından iyiniyetli denemeyecek bir şekilde uzak tuttuklarını, Müvekkillerinin seçmemiş olmasına rağmen şirket müdürü olarak görünen ...' e şirket...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/978 Esas KARAR NO : 2023/79
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 18/10/2018 KARAR TARİHİ : 02/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan 18/10/2018 tarihli dava dilekçesinden özetle; Müvekkillerinin şirket ortağı ...'in 07.07.2010 yılında vefat etmesi üzerine yasal mirasçıları olarak, şirketin ortağı olduklarını, ... ile ...'in merhumun diğer yasal mirasçıları olduğunu, ... ile müşterek çocukları oldukları gibi reşit olamamaları nedeniyle yasal temsilcilerinin hala müvekkili ... olduğunu, bu haliyle müvekkillerinin tescil tarihi olan 11.08.2010 tarihi itibari ile davalı şirketin yarı hissesine sahipleri olduğunu, Şirketin diğer yarı hissesine sahip olan ve şirket müdürü olarak görünen ...'in müvekkilleri şirketin her alanından iyiniyetli denemeyecek bir şekilde uzak tuttuklarını, Müvekkillerinin seçmemiş olmasına rağmen şirket müdürü olarak görünen ...' e şirket kayıtlarını incelemek ve toplantı yapmak isteği ile ihtarname göndermiş olduğunu, Müvekkillerinin önceki yıllarda şirketle ilgili hukuksal süreçlere girmiş olmalarına rağmen mevcut durumun daha önce de değişmediğini, dava konusu şirketin, şirket müdürü olarak görünen ... nedeni ile kanuni amacına hizmet etmekten aciz kılındığını, Kar payı dağıtılacağına ilişkin ana sözleşme hükmü olmasına rağmen, ortaklık tescil tarihinden itibaren müvekkillerinin gerekçesiz olarak kar payından mahrum bırakıldığını, yarı yarıya şirket hissesi sahibi ...'in müdür olarak görünmesine rağmen, ortaklık tescil tarihinden itibaren müvekkillerinin gerekçesiz olarak kar payından mahrum bırakılmış olduğunu, müvekkillerinin yasal ortak olmalarına rağmen şirketten uzak tutulmaya çalışıldığını, müvekkillerinin güvenlik ve gelecekleri konusunda şüphe duymalarına sebebiyet verdiğini, müvekkillerin sözlü olarak baskı altında tutulduklarını, şirket avukatları ve muhasebecisinin dahi müvekkillerinin muhatap olarak görmeme sebebinin şirketin diğer ortağı ...'den kaynaklandığını, müvekkillerinin dava açma hazırlığında iken bir takım resmi belgelere taklit imzalar atıldığını tespit ettiklerini, şirketin devamında müvekkillerinin herhangi bir menfaatleri kalmadığını, müvekkillerinin borç altına sokulması durumunun bulunduğunu, mevcut husumet gereği ihtiyati tedbir ve kayyum atanması taleplerinin olduğunu, davalı şirkete ve diğer ortaklara karşı tüm hukuki ve cezai yasal haklarının saklı kalması kaydıyla; Şirket adına müdür olarak görünen ...'in şirket adına herhangi bir tasarrufta bulunmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir yolu ile yasaklanmasına, şirketin sahip olduğu menkul ve gayrimenkullerin 3. Şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi ve yönetim kurulu kararı olmaksızın şirkete finansman sağlanması amacıyla üzerine 3. Şahıslar lehine rehin/ipotek tesis edilmesinin önlenmesi için HMK m. 392 f c.2 gereği herhangi bir teminat talep edil...