Şirketin vergi borçlarından kanuni temsilcinin sorumlu tutulabilmesi için, bu borçların şirketin mal varlığından alınamamış olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde idarece tespit edilmiş olması gerektiği hk.
Danıştay 9. Daire E. 2002/5835 K. 2004/4641 T. 21.9.2004 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU ŞİRKETİN VERGİ BORÇLARINDAN KANUNİ TEMSİLCİNİN SORUMLU TUTULABİLMESİ İÇİN, BU BORÇLARIN ŞİRKETİN MAL VARLIĞINDAN ALINAMAMIŞ OLDUĞUNUN HİÇBİR ŞÜPHEYE YER VERMEYECEK ŞEKİLDE İDARECE TESPİT EDİLMİŞ OLMASI GEREKTİĞİ HK. 213/md. 10 6183/md. 35 Temyiz İsteminde Bulunanlar: 1- ... 2- ... 3- ... Vekilleri: Av. .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti: .... Ltd. Şti.'nce vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı kalmadığından bahisle şirketin kanuni temsilcisi ile şirket ortakları adına 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; davalı idarece, şirket ortakları .... ve ....'nun şirket borçlarından hisselerine düşen miktarları ödediklerinin ve ödeme emirlerinin işlemden kaldırıldığının belirtilmesi karşısında bu kişiler adına düzenlenen ödeme emirleri hakkında karar verilmesine gerek olmadığı, şirketin kanuni temsilcisi .... hakkında düzenlenen ödeme emirlerine gelince; şirket hakkında bankalar ve belediye başkanlıkları nezdinde araştırma yapıldığı ve olumsuz cevap alındığı, şirkete ait olduğu tespit edilen üç araca haciz konduğu, söz konusu üç aracın şirkete ait borcu karşılamaya yetmeyeceğinin anlaşıldığı, bu durumda şirket malvarlığından tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarının şirketin kanuni temsilcisi olan ....'dan tahsil amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kısmen reddeden, kısmen karar verilmesine yer olmadığına hükmeden .... Vergi Mahkemesinin 11.7.2002 tarih ve 2002/1192 sayılı kararının; şirket adına kayıtlı üç aracın haczedildiği halde satılmadığı, bu nedenle borç miktarı netleştirilmeden düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ....'ün Düşüncesi: Uyuşmazlıkta, .... Ltd. Şti.'nce vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanının kalmadığından bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesi uyarınca şirketin kanuni temsilcisi ile şirket ortakları adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada, şirket ortağı ve müdürü .... hakkında düzenlenen ödeme emrini onayan, şirket ortakları .... ve .... adına düzenlenen ödeme emirleri hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına hükmeden vergi mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünd...