Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tasfiye konumunda olduğunu ve temsile tasfiye memuru atandığını, icra dosyasında alacaklı konumunda görünen davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine alacaklı olduğu iddiası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, işbu davada arabuluculuğun dava şartı olmadığını, ilgili takip neticesinde müvekkili şirkete ait araçların yakalanmasının, müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz konulmasının istendiğini ve icra işlemlerine devam edildiğini, haksız yere başlatılan icra takibi neticesinde müvekkilinin ticari hayatında telafisi imkansız zararlar doğmasının muhtemel olduğunu, müvekkili şirketin borçlu olmadığını tam aksine davalı şirketten alacaklı konumunda olduğunu, müvekkili şirketin...
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/916 Esas KARAR NO : 2022/1184 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/11/2020 KARAR TARİHİ : 21/12/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tasfiye konumunda olduğunu ve temsile tasfiye memuru atandığını, icra dosyasında alacaklı konumunda görünen davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine alacaklı olduğu iddiası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, işbu davada arabuluculuğun dava şartı olmadığını, ilgili takip neticesinde müvekkili şirkete ait araçların yakalanmasının, müvekkili şirketin banka hesaplarına haciz konulmasının istendiğini ve icra işlemlerine devam edildiğini, haksız yere başlatılan icra takibi neticesinde müvekkilinin ticari hayatında telafisi imkansız zararlar doğmasının muhtemel olduğunu, müvekkili şirketin borçlu olmadığını tam aksine davalı şirketten alacaklı konumunda olduğunu, müvekkili şirketin banka yoluyla davalıya ödemeler yaptığını, ilgili faturalar ve hesaplar incelendiğinde müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan ticari işlerden ötürü davalı tarafa toplamda 165.816,02-Euro ödeme yapıldığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete tanzim edilen faturaların toplamının ise 160.449,94-Euro olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin davalı şirkete borçlu değil aksine davalı şirketten 5.366,08-Euro alacaklı olduğunu, davalı şirketin açıkça kötü niyetli olduğunu, tasfiye aşamasında olan müvekkilini daha fazla zarara uğratmak maksadıyla icra takibini başlattığının açık olduğunu iddia ederek; davanın kabulüne, müvekkilinin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetle başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibinin iptaline, haksız takip nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzeinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığından davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, cari hesaba göre müvekkili şirketin davacı şirketten 13.137,47-Euro alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlığın borç miktarına ilişkin olduğunu, her iki tarafça ticari ilişkinin kabul edildiğini, faturaların içeriği ile malların müvekkili şirketçe davacı şirkete teslim edildiğine ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığını, cari hesaplarına göre davacı şirketin müvekkili şirkete en son 16/11/2016 tarihinde 31.200,00-Euro ödeme yaptığını, müvekkili ile davacı şirket arasındaki sözleşmeye göre önce sipariş edilen mallara ilişkin fatura toplamının %50sinin ödendiğini, kalan %50'nin ise 165 gün içinde ödenmesi gerektiğini, ancak davacı şirketin 31/10/20...