Mahkememizde görülmekte olan rücuan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında yüklenici tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerin işten çıkarılmaları nedeni ile iş mahkemelerinde açmış oldukları alacak davaları sonucunda mahkemelerce tahsiline karar verilen işçilik alacaklarını ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, ... için 3.447,90 TL, ... yönünden 3.442,76 TL, .....bakımından 3.444,72 TL olmak üzere ödenen toplam 27.548,45 TLnin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafın müvekkili şirket ile yaptığı hizmet alım sözleşmesi sırasında işçiler tarafından açılan davalara ilişkin işçi alacaklarını müvekkilinin hak edişinden kestiğini, dolayısı ile mükerrer...
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/59 Esas - 2022/582 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2022/59 KARAR NO :2022/582
DAVA :TAZMİNAT (Rücuan tazminat) DAVA TARİHİ :26/01/2022 KARAR TARİHİ :27/09/2022
Mahkememizde görülmekte olan rücuan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında yüklenici tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerin işten çıkarılmaları nedeni ile iş mahkemelerinde açmış oldukları alacak davaları sonucunda mahkemelerce tahsiline karar verilen işçilik alacaklarını ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, ... için 3.447,90 TL, ... yönünden 3.442,76 TL, .....bakımından 3.444,72 TL olmak üzere ödenen toplam 27.548,45 TLnin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafın müvekkili şirket ile yaptığı hizmet alım sözleşmesi sırasında işçiler tarafından açılan davalara ilişkin işçi alacaklarını müvekkilinin hak edişinden kestiğini, dolayısı ile mükerrer menfaat elde etmek çabasında olduğunu, kesintilerin, işçilerin isimleri ile işçilik alacakları belirtilmeden toplu olarak yapıldığını, ücret alacaklarının kurumun sorumluluğunda olduğunu, 4857 sayılı Kanunun 112. maddesine göre de kıdem tazminatının rücu edilebilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat talebine ilişkindir. Dosya içeriği ile toplanan delillerden; davanın açılmasından önce yapılan arabuluculuk başvurusunun anlaşamama olarak sonuçlandığı, nitelikli hesap uzmanı ile bankacı bilirkişiler tarafından düzenlenen 01.06.2022 tarihli raporda, davalı tarafın, sözleşme hükümleri gereğince işçi alacaklarının 27.548,45 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, davacı kurumun bunları kendi gider hesabından ödediği, davalının hak edişlerinden veya hesaplarından kesinti yapılmış olduğuna ilişkin bir kaydın bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanununa göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerind...